bu tip tartışmalar hep aynı kısır döngüde sürdüğü için pek ise yaramıyor.ben de fikrimi belirteyim.
bazı arkadaşlar evrim'in bir surec olduğundan dolayısıyla "ol dedi,oldu"durumuyla çelişki oluşturduğundan bahsetmiş. arkadaşım sen yaratıcı'yi belirli bir zaman algisina sikistirip olayları bekleyen bir figür olarak algılarsan tabii ki sıkıntı çıkar.
3+zaman boyutu ile 4.boyuta kadar bir zaman algisi var.bundan sonra zaman mefhumunun varlığı içeriği meçhul.sen tanrı'yi bu boyut düzleminde ararsan,neil armstrong gibi uzay'da tanrı'yi göremedim demen çok normal.
evrim,yaratılış,insan,kıyamet,büyük patlama hepsi aynı anda oluşur zamanın olmadığı bir durumda. çünkü süreç, geçmiş gelecek algisi olmadığı için tek noktaya sıkısmistir.
interstellar filminde tesseract'in içinde adam zamana müdahale edebiliyordu.geçmiş,gelecek efsane olmuştu artık.
bir tüp dusun iki ucu açık. su döktün bir taraftan.diğer taraftan akar.suyun ilerlemesi için tüpün içinde mesafe katetmesi lazım.akan suyu bizim zaman algimiz olarak dusun.önce geçmişi yaşamaliyiz ki gelecek var olsun.
peki tüpün bir ucunu kapatırsan? su tüpün dışına çıkamaz.bütün zaman algisi o tüpün içine sıkışmıştir.gelecek için geçmişe ihtiyacın yoktur,çünkü bu kavramlar yoktur. biraz konu dışı oldu ama mantık bu.bence.