benim için betimlemelerin şahı olan yüce imparatordur.
benim edebiyata ısınmama ve kitap okumama da neden oldu. anlatayım:
sanırım ilkokul 5.sınıftaydım. cin ali serilerinden sonra , deniz altında yirmi bin fersah gibi bir kaç macera kitabı belki okumuştum belki okumamıştım. neyse bir gün abimim eski arkadaşlarından biri; Bülent Abi evimize gelmişti. gelirken de bize bir kaç kitap getirmişti. Bunlardan biri de Yaşar Kemal' in ince memed'iydi. o sıralarda normalde öğlen okuldan geldikten sonra sokağa çıkar akşam geç saatlere kadar da eve girmezdim. beni sokaktan toplarlardı. yetişkinlerin okuyacağı bir kitap olduğundan mı nedir ince memed ilgimi çekmişti. okuldan geldikten sonra okumaya başladım. ilk bölümde anavarza kayalıkları ve kalesinin etrafı öyle güzel tasvir edimişti ki bugün bile hatırlarım. kafamda imgelerle oradaydım artık. o gün sokağa hiç çıkmadım. serseri çocuk arkadaşlarım bensiz oynadılar. geç saatlere kadar okudum. sabah oldu , öyle çok merak ediyordum ki romanın devamını... devamını okumak, okula gitmemek için bahane buldum. tam hatırlamıyorum ama hastayım demiştim bizimkilere. zaten bir sürü devamsızlık hakkım da vardı. o gün ince memed-1' bitirdim.
ve ilk kez bir romanı, romanda türkçenin gücünü, akıcılığı ve betimlemeyi keşfettim.