bir cok gidenin memnun olup geri dönmediği bir vadidir ölüm. yaşam denilen aslinda bir saat sarkaci gibi bir ordan bir buraya beyhude yere sallanan bir sarkaca tutunup günün birinde faniliği her daim akla getirmenin ve bunun trajedisinin bitmesidir.
gidip görmedem, ölümü. sadece tahayyul ettim. ama pek korkunc gelmedi.
ebedi istirahatgah dedikleri yerde ömrü boyunca cektiğiniz yorgunlugun dinlendiği yerdir.
güllerin soldugu ve fazla kizarmiş patates renginde yapraklarin üzerinde yürümek gibi olabilir.
ya da nebileyim sonsuz bir uykudur aslinda yaşam. ölüm ise safak vakti uyanmaktir...