bu lacivert gece de buz mavisi yalnızlığımın üzerine karakalemle ve titreyen ellerle hüzün resimleri çizen ve içimde birsürü şeyin yerini değiştiren adam. hiç tanımadığım ve bu yönünü ancak bu akşam keşfettiğim bu adam; kuytularda gizlenmiş ne kadar gözyaşı incisi varsa kapılarını kırarak istiridyelerinden kaçmalarını sağladı. kırık dökük yüreğinden dökülen büyülü sözcüklerin sahibini hayalkırıklıklarından öperken çok eski bir yaradan alıntı olan şiirimi kendisine ithaf ediyorum;
bir akşamüstüydü..
eteğin uçuşuyordu..
uçuk maviydi hala hatırlarım..
pervazlardan begonyalar sarkıyordu..
kolunun altında eskimiş deri bir çanta..
bir de topuklu terlikler..
yürüyor muydun.. uçuyor muydun..
düşünüp kaldım yolun ortasında..
anladığımda ben, ben değildim artık..
yürümüyor, uçmuyor;
terkediyordun beni..