hem de bir daha onun ellerini tutamamacasına... bugün 2 yıllık kız arkadaşımı kaybettim. daha doğrusu o böyle olmasını istedi. bir insanın sevdiği kadını bir daha yanında görememesi nasıl bir şeydir bilen hiç yok mudur? bundan daha kötü bir acı yaşanmış mıdır? tahayyül edemiyorum. her şey bundan 2.5 ay önce ülkeye geri dönüşümle başladı. bu kız ki beni yurtdışındayken beklerdi. ya da ben öyle sanırdım. boşluğa düşmeyi ilk kez yaşıyorum. tabii buna yaşamak denirse... geldiğim zaman her şey çok güzeldi. zoraki gittiğim yerden dönmüş ve sevdiğim kıza kavuşmuştum. yeniden sınavlara hazırlanacaktım. hayatta bir misyonum vardı uzun bir aradan sonra. onu hiç kaybetmeyeceğimi düşünüyordum. onunla bir geleceğin hayalini kurmak benim için nefes alıp vermek gibi bir şey olmuştu. haftanın en az 5 günü yan yana olurduk. uyurdu; izlerdim onu. üstü açık kalırdı titrerdi ama o ne titremek. onun o tatlılığını hiçbir şeye değişmezdim. kalkardı yemek yapardık, saçını topuz yapardı yemeği karıştırırken bana gülümserdi. "allahım dünyada bundan daha güzel bir şey olamaz" derdim. bu soktuğumun hayatında belki de yaptığım en başarılı işti "o"nunla tanışmak ve birlikte olmak. bir insanı yanınızdayken bile özler misiniz? ben özlerdim. hep benimle kalmasını , nefesini her anımda hissedebilmek isterdim.
Nafile!
artık çok geç. önceleri hafiften başlayan soğumalarla ortaya çıktı bazı şeyler. ben okul gerginliği sanırdım. "geçecek, bir gün eskisi gibi olacağız". olmadı... uzun bir smsle ayrıldı benden. eften püften sebeplerdi bunlar tabii. hazırlandığım bölüm bile buna dahildi hatta. oysa ben her şeyden vazgeçmeye razıydım. adımdan, soyumdan, dinimden ve doğrularımdan... en yakın arkadaşına aramızı bulmasını istediğimde azarladı beni. "senden daha iyi birisini buldu sen artık bir hiçsin" dedi. bekli haklıydı. ne manken gibiydim ne de çok zengindim. ama sevdim be sevdim anasını satayım. sevdim ve cezam onu kaybetmek oldu. onun o altın rengi saçlarında ellerimi dolaştıramayacağım artık, keskin delici gözlerine bakamayacağım ve bembeyaz ellerini tutamayacağım. hayat ne saçma ama. sizin mutsuzluğunuz başkalarının mutluluğu oluyor, olsun. en çok koyanı ise bir daha asla mutlu olamayacağınızı bilmek. bu da benim lanetim. her şeye rağmen, beni bırakmasına rağmen onu sevmek hem de her şeyden çok...