teknolojinin akıl almaz gelişimi

entry2 galeri
    1.
  1. 4,5 milyar yıl…
    bir çırpıda söylemesi ne kadar kolay, ağızdan bir solukta çıkıveriyor. Dünya kütlesi 4,5 milyar yıl önce meydana gelmiştir. ilk tahmin edilen canlı, 3,7 milyar yıl önce bir protein olan canlı hücresidir. Bilinen veya tahmin edilen insanlık tarihi MÖ 50.00 yıllarına dayanmaktadır. Yine yapılan araştırma ve bulgulara istinaden, yaklaşık 52000 yıllık insanoğlu tarihi, icatlar, yaşama şekillerine ve yerleşik hayata geçme durumlarına istinaden, bazı çağlara bölünmüştür.
    Taş Devri; MÖ. 50000 – 5500 yılları arasında süregelmiş olup, Kaba Taş Devri, Yontma Taş Devri ve Cilali Taş Devri olarak yaşanmıştır. Ardından MÖ. 5500 ile MÖ. 3500 yılları arasında, maden devri olarak adlandırılmıştır. Sonrasında MÖ. 3500 ile MS. 375 yılları arasında ise ilk çağ yaşanmıştır ve Kavimler göçü ile sona ermiştir. Ortaçağ 375 yılında başlamış ve1453’te Fatih Sultan Mehmet’in istanbul’un fethi ile sona ermiştir. 1453 yılında başlayan yeni çağ ise 1789’daki Fransız ihtilaline kadar devam etmiştir. 1789 ve sonrası ise Yakınçağ olarak adlandırılmış ve halihazırda devam etmektedir.
    Yaklaşık 52000 yıl, savaşlarla, anlaşmalarla, göçlerle, isyanlarla, ölümlerle, kısacası yaşam mücadelesi ile geçti. Asıl çelişki, kafa karışıklığı da burada başlıyor, Biz nereye gidiyoruz?
    Düşünün, çokta uzaklara, ilk çağlara gitmeye gerek yok. Bundan 100 yıl öncesi olan yakın tarihi düşünün, birçok kaynakla çok rahat ulaşabilinecek bilgilere ulaşabilirsiniz. 100 yıl öncesindeki yaşam koşullarına bakın, yerleşik hayatın zorluklarına, bilgiye ulaşmanın güçlüğüne, ulaşıma, haberleşmeye, üretime, ürün tekeline, teknolojiye, bilime bir göz atın. Çok kısa zamanda, çok köklü değişiklikler olmadı mı hayatta? Onbinlerce yıl içinde icat edilen, kullanıma başlayan ve süregelen buluşlar, çok kısa zamanda, yenilenmedi mi?
    Elektriğin icadı ile başlayan süreç, çok kısa sürede hayatımızda köklü değişikliklere sebep oldu. Türkiye’de ilk elektrik 1902 yılında kullanıma başladı, 1900’lü yıllarda doğan biri olarak, tarih hiçte eski sayılmaz, ya sonrası! Önce radyo girdi evlere daha sonrasında, tüplü siyah-beyaz televizyonlar, yarıiletkenlerin keşfi ile, transistörlü devreler yapıldı ve mikroişlemciler üretilmeye başlandı. 2000’li yılların başında taşınabilir bilgisayar sahibi olmak lüksken, artık ihtiyaç durumuna geldi. Internet hayatımızın her alanında yerini aldı ve bilgiye, sevdiklerimize, ulaşmak saniyeler almaya başladı. Mektup diye bir şey vardı, yerini e-mail, sms ve akıllı telefon uygulamalarına bıraktı. Ürün çeşitliği arttı ve süpermarketler, alışveriş merkezleri hayatımıza girdi. Motor’un kullanılması ile araba ve uçaklar geliştirildi, ulaşım için öncelerinde harcanan aylar süren yolculuklar, saatlere indirgendi. Cep telefonu yaygınlaştı, hatta herkesin kullanımına sunuldu, isteyen istediği anda istediği kişi ve bilgiye ulaşabilir oldu. Akıllı cihazlar ile, istenilen bilgi anında ve her yerde ulaşılır oldu. 3D televizyonlar, 4K teknolojisi ile evimizde dış dünyayı yaşar hale geldik. Gezegenleri keşfedip, yolculuklar yapıldı, araçlar gönderildi, örnekler alındı, araştırıldı. Dünya yörüngesine yüzlerce uydu gönderildi ve dünyada keşfedilmemiş, görülmemiş hiçbir yer kalmadı. Teknoloji ve icat listesi uzadıkça uzar aslında ama, asıl soru şu; Sonrasında ne olacak?
    Madalyonun diğer yüzü; doğal kaynakları tüketmek üzereyiz, canlı türleri yok oluyor, buzullar erimeye, atmosfer delinmeye başladı, doğal ürünler neredeyse ulaşılamaz oldu. Petrol ve tatlı su kaynakları bitmek üzere…
    insanlık tarihi boyunca yapılamayan, tüm bu gelişmelerin çok kısa sürede meydana gelmesi, korkutucu değil mi? 100 yıl öncesi demiştik, peki ya 100 yıl sonrası?
    Sizce de icat edilebilecek, üretilebilecek her şey tamamlanmak üzere değil mi?
    Ya sonrası…
    0 ...