komşu fırın

entry25 galeri
    20.
  1. - merhaba hoşgeldiniz! nasıl yardımcı olabilir im?
    - merhaba, bir ekmek alabilir miyim?
    - köy ekmeğ i, yayla ekmeği, tam buğdaylı ekmek...
    - normal ekmek
    - beyaz ekmek mi?
    - evet lütfen
    - başka bir isteğiniz var mı?
    - yok teşekkür ederim.
    - dilimlememi ister misiniz?
    - gerek yok.
    - 85 kuruş, kasaya ödüyorsunuz. teşekkür ederiz, afiyet olsun
    - sağolun.
    - ne vardı?
    - bir normal ekmek vardı.
    - beyaz ekmek mi?
    - evet.
    - 85 kuruş.
    - buyurun.
    - başka bir şey var mıydı?
    - hayır.
    - üzümlü kurabiyemizinden tatmak ister misiniz?
    - teşekkür ederim istemiyorum.
    - 15 kuruş para üstünüz.
    - teşekkür ederim,
    - beyefendi fişinizi unuttunuz.
    - teşekkür ederim.
    - biz teşekkür ederiz, afiyet olsun.

    evet sadece 1 ekmek aldım ve bu kadar diyaloğa girdim. olması gereken; ekmeği alırsın, parasını verirsin gider evine yersin. bu kadar soru niye? hem bakkaldaki özgürlüğün de yok burada.bakkalda ekmekleri ellersin, kıtır olanını seçer gazetenin arasına sıkıştırırsın. paranın üstüyle ne alacağına karar verirken gofretleri-kekleri karıştırırsın.ama bunlar senin düşünmene izin bile vermiyorlar, sanki senin yerine tüm olasılıkları düşünmüşler ve senin düşünerek zaman kaybetmeni istemiyorlar.biz sizin yerinize düşündük, seçenekleriniz şunlar, sadece karar verin. bir de önce kağıt ambalaja, ardından naylon torbaya koyuyorlar ekmeği sanki eve giderken açıp kenarlarını koparmayalım diye. yasak bir şey taşıyormuşsun hissi veriyor insana bu durum. bu nedenle buranın konsept fikri muhtemelen bir anneye ait olabilir. bir de senden sonra gelen kişiye de aynı cümleleri aynı ses tonuyla kuruyorlar ya, sıradan hissediyorsun kendini. devam eden sürecin bir parçası. halbuki bakkalın her gelen müşteriyi karşılama biçimi ve muhabbeti ayrıdır, kimini ismiyle karşılar, kimini tuttuğu takımın adını anarak, kimini ise takma adıyla veya argo bir kelimeyle.kendini özel hissettirir bu durum. ama artık ekmeği bu tarz yerlerden, mutfak alışverişlerini ise süpermarketlerden yapıyoruz mecburen,miktar olarak daha fazla diyolağa girmemize rağmen iletişimimiz daha da zayıflıyor.bakkal diye bir şey kalmadı çünkü, onların bıraktıkları köşe başlarını sadece küçük bir camdan alışveriş yapabildiğiniz, içine bile giremediğiniz büfeler kaptı.
    1 ...