Yasal uyarı mahiyetinde bilgilendirme: 17.12.2014 başlangıçlı askerlik serüvenimi tüm çıplaklığı ile gözler önüne sereceğim. Bu yazının hedef kitlesi; "her türk asker doğar.", "askerlik yapmayana kız verilmez." tarzında düşünceyi benimsemiş ve tsk'nın özellikle güncel durumundan zerre kadar haberi olmayan, iq fakirlerine itaf olunur. Her zaman olduğu gibi olabildiğince özetlemeye çalışacağım. Am, göt, meme gibi şeyler beklemeyin...
internet ortamında tanıştığımız arkadaşlarımızla buluşup, nizamiyeden girişimizi tamamladık. Dönemimiz sorulduğunda kısa dönem şeklinde cevabı verdikten sonra aldığımız tepki: " beyler siz şöyle geçin" lakin arkamızdan gelen uzun dönemlere verilen cevap: "şöyle geç!" şeklinde pozitif ayrımcılık içeren bir iletişim türü. Sinirlerim bozulmadı desem yalan olur fakat adamların ne kadar haklı olduğunu yazımın ilerki safhalarında net olarak anlayacaksınız.
Eşyalarımız dağatıldıktan ve koğuşlarımızın yeri gösterildekten sonra, 5 kıdem çizgili uzman çavuşumuz: "kamuflajlarınızı giymeye ve dolabınızı hazırlamak için 10 dakikanız var." modunda çığırtarak, vücudumuzun adrenalin seviyesini kritik seviyeye çıkarttı. Ben dahil postallarını bağlayamayanlar, sağdan soldan yardım dilenenler vesaire... Ömrümde kendimi hiç bu kadar çaresiz hissettiğimi hatırlamıyorum. Giriş bu kadar yeterli. Hemen fizyolojik şartlarımızı aşağıda madde madde sıralıyorum.
1-) Kaloriferler 21 günlük acemilik sürecinde, 3 kere yakıldı. O da artık -17 dereceyi gördüğümüzde...
2-) Yemekhaneler bölgesinin 10 metre yanında, kanalizasyon akmaktaydı...
3-) 4 gün boyunca içme suyu bulamadık...
4-) Banyo tam bir felaket. 7/24 kazan bozuluyordu(bize öyle söyleniyordu) ve ilk 50 kişiden sonrası, buz gibi suya kalıyorduk.
5-) Yemek özel şirket tarafından yapılmasına rağmen, asla ve asla tatmin edici bir seviyedi değildi.
6-) 7000 askerin olduğu bir alayda; bir tane doktorun bulunması tam bir komedi. Revire çıkan ve tedavi olamadan geri dönen onlarca asker... Muayene olamadığımızdan ötürü, ilaç alamamız ve ilaç yazdıran tertiblerimizden ilaç dilenmemiz.
Şimcik yaşanan birtakım enstantanelere geçelim.
1-) Haftasonu alayın içindeki sinemaya gidelim dedik. Neyse oturduk en arka sıraya ve aaron paul'un oynadığı need for speed adlı filmin başlamasını bekliyoruz. Film başlamadan önce, Tuğba Ekinci dangalağının "o şimdi asker" videoklibi verildi, akabinde çıkan sesleri tasvir etmeye çalışacağım. "auuuuuuuuuuuuuuuuw, senin amını yıkarım, ıslıklar havai fişekler vesaire..." Daha da komedisi; 3 sıra önümüzdeki grubun, parkalarını kamufle amacıyla kullanıp mastürbasyon yapması...
2-) Eğitim alanında bütün takım toplanmış komutanın emirlerini uyguluyoruz. 2.takımın neredeyse tamamı (120 kişi) hareketi yanlış anlayınca, efsanevi uzman çavuşumuz müthiş ses tonuyla:" hepiniz dalyaraksınız." Bölük gülmekten altına sıçarken: "ne gülüyorsunuz oğlum... dalyarak osmanlıcada silahsız asker demek. silahınız nerde dalyaraklar."
Takım komutanının hem haberciliğini hem yazıcılığını yapmış ve boş zamanlarda eğitime katılmış, kısacası ortalık orospusu olarak kullanılan bendeniz, her ne kadar küfür etsem de, beterin beteri varmış. Sonuç olarak hepimiz kısa dönemdik ve neredeyse mükemmel bir arkadaşlık ortamımız vardı. Dolabımızdan bir tane dahi çöp çalınmadı. Anlatılacak çok
şey olsa da özet geçiceğim diye söz verdim. Şimdi sırada 80 ler zamanında kapatılması düşünülen, disiplinsiz veya atarlı paşaların sürgün edildiği , hatta ve hatta üstüne "hoppala paşam! ya malkara ya keşan" söylemi bulunan, askeri sürgün, rütbelisi ziyan: Tekirdağ...?!?!
11.01.2015- (şafak 120 bilmem kaç) 95'inci zırhlı tugay Malkara/Tekirdağ
An itibari ile evimde bu entryi giriyorum. Yarın gata'da randevum var ve muafiyet almak için heyete gireceğim. Askerlik yapılacak en boktan yerlerden birine düşmeme mi yanayım, 6 ay ile bedelliyi kaçırmamı orasını bilemem ama beklentilerimi bir hayli düşük tutmama rağmen, gittiğim yer tam anlamıyla orospu çocuklarının cirit attığı yer. Maddelerle özetleyip bu yazıyı burda bitiriyorum, sinir krizleri geçiriyorum, sabaha kadar yazarım.
1-) Taburda 520 küsür asker var. Bunların %70 i kürt, %95 i madde bağımlısı ve en az 5 tane sabıkası olan tipler...
2-) Disiplin denilen kelime burda icat edilmemiş.
3-) Bölük astsubayının bize ilk söylediği şey: "sigara ikram ederlerse sakın içmeyin."
4-) 17 gündür tekirdağ'da askerim. toplamda 6 adet kavga ve 2 adet rütbeliye saldıran asker gördüm.
5-) Koğuşlarda gece 3 de telefondan "seni bu alemde yaşatırmıyım?" sözü içeren arabesk şarkılar full ses.
6-) Geldiğim ilk gün; terliklerim, iç çamaşırlarımın bir kısmı, traş takımım ve içliğimin üstünün çalınması.
7-) Koğuşta 7-24 sigara içiliyor. Her ne kadar ben de sigara içsem de, uyuduğun yerde sigara içilirmi bre amına kodumun çocukları...
8-) En önemlisi olarak başka bir bölükte bir zat-ı muhterem mevcut. Doğal seçilime burdan gönderme yaparaktan, bu şahsın 8-10 senelik yatarı varken, inzibat mahkeme çıkışı alıp askerliğe sokuyor. Adam psikopatın modern temsilcisi. Komutanlar laf söyleyemiyor. Trajikomik olan ise: bu arkadaş halinden memnun. Keşke askerliğim uzasa diyor. Millete emir veriyor, uyuşturucu kullanıyor ve istediği saatte yatıp kalkıyor.
Sen gider dayağı kaldırır, rütbelinin elini bağlarsan... Diskoyu kapattırıp, bu adamların eline koz verirsen, manzara aynen anlattıklarım gibi olur sayın seyirciler. Şimdi anlıyorum da; o dayak yiyenlerin %99 ı kesin hak etmiştir anasını avradını yedi ceddini siktiklerim.!
Sağolsun takdire şayan, müthiş devletimiz ve devletimizin sikerttiği tsk, bizi orospu çocuklarının içine attı. Ağzına bir tane vursan eriyip gidecek, 6-7 yaş küçük müptezel kanı bozuklardan, devrecilik görmek inan tarifi imkansız bir zevk, seni askerliği bir bok, bir şeref meselesi gibi gören iq fakiri sözlük kullanıcısı. Biz kısa dönemlerler olarak organize olduk ve genel temizliğin dışında bize öyle iş kitleyemiyorlar. Ama sen burda atıp tutan bordo klavyeli. Bakalım götün yiyecek mi , tepki koyabilecekmisin ya da tepki koyduktan sonra dayak yemekten kurtulabilcekmisin.