urangu; 25 yaşında, 1.70 boylarında, atletik bıyıklı, geniş bıyıklı ve dolgun bıyıklı bir yapıya sahip bir adam. dün akşam baktım ki çaylak olmuş. sözlüğü açtığımda zall ve moonlight urangu'nun çaylaklık süresini sıvazlıyo... ay, hesaplıyorlardı. eh tabi, artık çaylaklık süresini bilme hakkı da doğmuştu urangu'ya.
hemen moderatörlere tavşan gibi seke seke koşarak sordu; ''her derdini içine atan insan olan ben, bunu yediremedim kendime! neden çaylak oldum şimdi durduk yere ya allah aşkına!?'' diye sitem etti.
moderasyon da durur mu, hemen yapıştırdı cevabı; ''tanrı allah ın belasını versin!''... urangu ateist olduğundan, moderasyon onun huyuna giderlerse urangu'nun pek takmayacağını ve bu sitemlerden vazgeçeceğini düşündüler ancak urangu çoktan imana gelmişti bundan 1 hafta önceki sadece on birinci nesillerin bildiği olay vesilesiyle.
urangu çok sinirlenmişti bu kafir modlara tabi. deliye dönmüştü adeta. bu sinirle gidip pelinsu meşe'nin birkaç videosunu izleyip asıldı tuvalette rahatlamak için. ancak pelinsu'nun ferresinde oynayan komutan kızı evire çevire ve çok sert beceriyordu. urangu komutana da çok sinirlenmişti. zaten ota boka sinirleniyordu amk. gidip komutana kızıp tuvalet yalamak gibi saçma bir eylemi aklından geçirdi.
bunların hepsinin asıl nedeni bu kafir modlardı tabi. eğer onlar allah hakkında böyle konuşmasaydı urangu asla tuvaleti yalamak gibi bir mallık yapmazdı. modlardan intikam almak isteyen urangu; uludağ sözlük takipçi arttırma hilesi üzerinde çalışmalara başladı. adil kullanım kotasını aşmadan, kendi çapında ufak bir hack programı ayarladı kendine. freezone şifresi ile takipçilerini arttıracağını sanıyordu anten. ben, yani marjinal tosbaga; ''sorun sende değil avea da'' diyip dalga geçtim bununla. çünkü freezone vodafone'a ait bir kavramdı. urangu bu espriden sonra hayattan soğumuş olacak ki; allah tanrı nın belasını versin diyerek üzerime çıkıştı. ''bana feyzo de!'' diye bağırdı bana.
''ama sen urangu'sun'' dedim... demez olaydım. urangu kafasına lastik geçirilmiş muhabbet kuşu gibi cır cır ötmeye başladı;.
urangu görevini çok iyi yapıyordu. allah'ı çok güzel bir şekilde övüyor ve ona inanmamı sağlamaya çalışıyordu. şaşırdım biraz. durduk yere nereden gelmişti bu peygamberlik hissi?
urangu'nun nece konuştuğu, neyden bahsettiği belli değildi. onu o haliyle bırakıp oradan ayrıldım. hala bişeyler geveliyordu arkamdan ama iplemedim ben.