tanrı ya mektuplar

entry13 galeri
    13.
  1. avrupa ve amerika'da 2-9 yaş çocuklara tanrı'ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar...

    işte o çocuklardan "tanrıya mektuplar"

    sevgili tanrım,
    tamam incil’de öbür yanağını çevir dedin biliyorum; ama kardeşim gözüme vurunca ne yapacağım? sevgiler.
    teresa -5 yaşında

    sevgili tanrı,
    sahiden var mısın? bazıları buna inanmıyor: eğer varsan gecikmeden bir şeyler yapmanda fayda var.
    harriet ann -6 yaşında-

    sevgili tanrı,
    o kadar becerikliysen hadi görelim bakalım oku benim şifremi:
    vddl rbt cljks nt psd klhsm atfc
    eğer anlayabildiysen yarın yağmur yagdır da anlayayım.
    -jabe

    sevgili tanrı,
    bende senin dışında bütün liderlerin resmi var.
    norman -6 yaşında-

    tanrım,
    incil’de neden hiç karının adi geçmiyor? yoksa incil’i yazarken daha evlenmemiş miydiniz?
    larry -6 yaşında-

    sevgili tanrım,
    oğlanlar kızlardan daha mi üstün? biliyorum sen de onlardansın ama gene de dürüst olmaya çalış.
    sylvia -5 yaşında-

    sevgili tanrı,
    kitabını okudum ve beğendim. bütün o fikirler nereden geldi aklına?
    john -8 yaşında-

    sevgili tanrı, öğretmen günlerin önce kısaldığını, sonra uzadığını söyledi. artık bir karar vermelisin.
    -mindy

    sevgili tanrı yeni öyküler yazamaz mısın? yazdıklarının hepsini okuyup, bitirdik ve yeniden başa döndük.
    -terry

    sevgili tanrı,
    şu andaki eksiklerimi yazıyorum: yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. hepsini gönderemezsen birazı da olur.
    seni seven eric -5 yaşında-
    not: noel baba’nın olmadığını biliyorum.

    canım canım tanrı,
    astronotları öyle yukari firlatip fırfır döndürmelerinden ödüm kopuyor. n’olur onların bizim evin çatısına düşmelerine izin verme.
    dostun norman -4.5 yaşında-

    sevgili tanrım,
    insanlarin ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden elindekileri tutmuyorsun?
    jane -6 yaşında-

    sevgili tanrı,
    lütfen bana bir midilli gönder. senden şimdiye kadar hiçbir şey istemedim. bunu da herhalde unutmazsın.
    bruce -4 yaşında-

    sevgili tanrı,
    babam çok aksi. onu bu huyundan vazgeçirmeni istiyorum. ama lütfen canını yakma. sevgilerle.
    martin -5 yaşında-

    sevgili tanrı,
    bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. n’olur söyle ona bi’ daha öyle yapmasın.
    ellen -3 yaşynda-

    sevgili tanrı,
    eğer hiç kimse bilmeyecekse iyi olmanın ne yararı var?
    mark -8 yaşında-

    tanrı’cım,
    üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin.
    nan -5 yaşında-

    sevgili tanrım,
    ne diye bu kadar çok insan yarattın. başka bir dünya daha yapıp fazlalıkları oraya koyamaz mısın?
    j.b. -7 yaşında-

    tanrım,
    ınsanlara ruhları her zaman doğru mu dağıtıyorsun? yanlış yapabilirsin.
    audrey -8 yaşında-

    sevgili tanrı,
    sen tuhaf ne yaparsan yap herkes hayran oluyor; ama ben ufacık bir şaka bile yapsam yiyorum fırçayı.
    jodie -6.5 yaşında-

    sevgili tanrı,
    bizi hiç merak etme çünkü bizimkiler çok dindar.
    teddy -9 yaşında-

    tanrım,
    şişman olunca kimse senin arkadaşın olmak istemiyor.
    billy jean -9 yaşında-

    sevgili tanrı,
    zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu?
    norman -4 yaşında-

    sevgili tanrı,
    tanrı oldugunu nasıl bilebildin?
    charlene -3 yaşında-

    sevgili tanrı,
    senin yaşına geldiğimde tıpkı senin gibi olmak istiyorum. tamam mı?
    tommy -4 yaşında-

    sevgili tanrım,
    eğer tanrı ben olsaydım bu kadar iyi olmazdım. bunu aklından çıkarma.
    michelle -6 yaşında-

    sevgili tanrı,
    kiliseye sözüm yok ama kuşkusuz daha iyi müzikler kullanabilirsin. umarım yazdıklarıma kırılmazsın.
    ayrıca bir kaç yeni şarkı yazamaz mısın?
    -dostun barry

    sevgili tanrı,
    şu hergün ezip durduğumuz karıncaların umarım senin için özel bir önemi yoktur.
    -dennis.

    sevgili tanrı,
    şu plastik çiçeklere kafan bozulmuyor mu? eğer gerçeklerini yapan ben olsaydım çıldırırdım.
    -lucy

    sevgili tanrı,
    geçen hafta new york’a gittiğimizde saint patrick kilisesini gördüm. bayağı güzel bir evde oturuyorsun.
    -frank

    sevgili tanrı,
    evet, ben anlaşmamızın yarısını yaptım bakalım. bisiklet nerde kaldı?
    -bert

    canım tanrı.
    kucaklaşmayı sen mi buldun? çok güzel bir şey.
    -brenda

    sevgili tanrım, niçin hiç tv’ye çıkmıyorsun?
    -kim

    niçin daha sonra yeni hayvanlar bulup göndermedin? hala eskileri ortada dönüp dolaşıyorlar.
    -johny
    2 ...