aslında ahlaksız olmak da bir çeşit ahlak sahibi olmaktır. bu nedenle ahlaklı olmak vs ahlaksız olmak tartışması yerine belli bir dönemde bir sosyal toplulukta bir arada yaşayan insanların ezici çoğunlunun kabul edip benimsemeyenlere tepki gösterdiği kurallardan bahsetmek yerinde olur.
esas tartışma noktası bence evrensel anlamda yani tüm insan topluluklarını kapsayacak bir ilkeler maznumesinden bahsedebilir miyiz olmalı.
konunun diğer bir tarafından bakarsak, ahlak en çok kendini cinsellik alanında olumsuz anlamda ortaya koymuştur ki bunun da en önemli nedeni eski zamanlarda teknolojinin bugünkü kadar gelişememiş olmasıdır.
misal bugün kan testleri ve dna testleri ile babalık tespiti yapılabiliyorken bu hukuka da yansıyabiliyor. evlilik dışında doğan çocuklar kan bağı ile babaya bağlanabiliyor ama orta çağda zinadan doğmak ciddi bir konuydu.