görüldüğü gibi en eski arapça sözlükte "hımar" baş örtüsü anlamına gelmemekte, sadece örtü anlamına gelmektedir.
2- ayette kastedilenin başörtüsü olduğu iddia edilse bile, türbanın ayette kastedilen örtü olmadığı kesindir. zira o örtüyle yakaların kapatılması emrediliyor. türbanlılar ise türbanı boyunlarına bağlarlar, ayette emredildiği gibi göğüslerini türbanla örtmezler. denilebilir ki "sonuçta göğüsleri açık değil ya!"... o zaman dediğimiz noktaya gelinmiş olmaz mı? eğer ayette kasıt göğüslerin örtülmesiyse ve bu işin başörtüsünün yardımı olmadan yapılması yeterliyse, başörtüsü takmanın zorunlu olduğu nasıl iddia edilebilir? yok kasıt muhakkak başörtüsünü yakaya sarkıtarak örtmekse, o zaman göğüs başka bir örtüyle örtülü olsun veya olmasın, illa başörtüsünü göğse sallandırmak icap eder.
3- bir çok türbanlı saçını toplayarak veya üstüne bir fes takarak başına deve hörgücü görünümü vermektedir ki böyle saç yapmak hadisle yasaklanmıştır.