tanımı budur:
sömürüye müsaade etmeyen,
herkese hakkını veren,
herkese karşı eşit davranan ve
herkese fırsat eşitliği veren,
herkesin faydalı, yapıcı faaliyetlerini destekleyen,
faydalı ekonomik faaliyetleri
teşvik eden, ekonomik
gelişmenin önündeki lüzumsuz
ve haksız engelleri ortadan
kaldıran bir düzendir. Adil Düzen, ekonominin
yönlendirici ve teşvik edici bir
unsuru olan kâra müsaade
ettiği halde, bir haksızlık ve
sömürü vasıtası olan faize yer
vermemektedir. Ayrıca serbest piyasa rekabetini ve mülkiyet
hakkını esas alarak bunların
faydalarına yer vermekte,
buna mukabil tekelleşmeye
imkân vermemek suretiyle
bunların zararlarından insanları korumaktadır. Adil
Düzen, paranın mal gibi alınıp
satılmasını reddettiği için faizi
reddeder. Faizin adaleti
bozduğunu, güçlüyü daha güçlü
yaptığını savunur. Adil Düzen, üretim ekonomisinden
yanadır, tüketim çılgınlığını ve
israfı reddeder. Üretim
olmadan refah olmaz. Adil
düzende vergiler, ihtiyaç
fazlası servetten, üretimden ve katma değeri olan mallardan
alınır. Modern vergilerin
tamamına yakını Adil Düzenin
vergi anlayışına terstir. Adil
düzende gelir vergisi, tüketim
vergisi, alım satım vergisi gibi vergiler yoktur. Adil düzen de
bankalar sömürünün değil,
üretimin aracıdır. Bunun için
ADiL DÜZEN mükemmeldir ve
kalıcıdır. Adil Düzende maddi
ve manevi kalkınma dengeli bir şekilde yürütülür. Adil
Düzen Milli Görüş’ün, Saadet
Partisi’nin benimsediği bir
düzendir. Milli Görüş bu düzeni
esas aldığı için hem yerel
yönetimlerde hem de gel yönetimde başarılı olmuştur.
Saadet Partisi’nin iktidarında
Adil Düzen, Erbakan Hocamızın
bıraktığı yerden yürütülmeye
devam edilecektir. http://m.milligazete.com.tr/yazarlar.php?id=22909