salyarım yastığa akmış, yastık zaten leş gibi bira kokuyor ''ben böyle amaçsız hayatın taaamınakoyim'' diye şöyle bir doğrulup her gün öğlen 3'e kurulu çalar
saatimi susturucaktım ki, yanımda mert yatıyormuş, o benden önce davranıp ''yeasikerimamaha'' diye kapattı.
tişörtünde hala biraz kan vardı gece ıslak mendille silmeye çalıştığı için mal, ibnemsi pembe bir hale bürünmüştü o leke.
salondan büşra ve selin'in sesleri geliyordu. ''kanepede yatırdılar bizi bu hayvanlar'' şeklindeydi...
''içiyor muyuz merdo, içiyoruz kanka'' şeklinde başlayan gece ''kusan orospu evladıdır'' ''gel öpüjem'' ''olum sen çok yakışıklısın lan, bırak aq sen daha yakışıklısın'' ''kardeşimsin'' ''eyvallah kardeşimsin sende'' ''iyiki tanışmışız lan'' ''seviyorum seni'' şeklinde devam ediyordu.
derken; karşı masadan bizi kesen iki tane karşı cins gördük.
evet kesinlikle kızdı onlar.
görüntü biraz bulanık olsa da libidolarmız bize doğruyu söylüyordu.
''gez göz arpacık'' aman pardon ''adını sor,tanış, si..'' öhöm neyse.
mert masadan kalktı.kızların masasına doğru yürüdü.son anda cesaretini kaybetmiş olmalı ki o masadan tuzluğu alıp geldi.
önümüzde sadece bira var lakin mert tuzluğu getirip masaya tekrar bizim masaya bırakarak oturdu.
kızlar tabi bize bakarak güldü.
bu sefer ben tuzluğu alıp tekrar onların masasına doğru götürdüm ve bıraktım.
tam adlarını soracaktım oradan garson geldi.
-pardon bu beyler sizi rahatsız mı ediyor.
+hayır hayır sadece tuzumuzu aldılar.
eheh tuzunuzu almamza kızmadınız yani dedim ''ayakta durmak için aynı garsona yaslanıyorum...
mert'i de çağırdım bunların masalarına oturduk.numaralarnı aldık sohbet muhabbet...
o sırada motorlu bir eleman geldi masalara bakarak hafif yüksek sesle '' burası birazdan karışıcak'' dedi tehtidkar bir şekilde.
mert kızlara hava basıcak ya.
''senle bi konuşalım mı aslan'' dedi artistçe ayağa kalkıp elemanın yanna yürüdü.
ben durur muyum ben de kalktım tabi.
beraber elemanın yanına gittik.
o sırada yüksek sesle ''bunlar artist artist'' şeklinde yorum yapıyoruz.
çocuğa 5-10 metre kala ara sokaktaki çeteyi gördük.
çocuğun yanından teğet geçip diğer bara girdik o panikle amk.
ulan bunların hepsi sokağa sağlı sollu çekti tehditkar konuşuyorlar.
çocukta barın içindeki bize çıkarak ''herkes akıllı olucak burdan cesedini sikerim'' diye sallıyor.
kızlar o sırada mesaj atıyor
''nereye kayboldunuz nerdesiniz''
çıkamıyoruz ki amk bardan mutlaka salça olacaklar.
baktık oradaki garsonlarda bize kıl oldu ''mecburen 2 bira söyledik oraya da oturduk''
mert sigara çıkardı.
sigara terasta içiliyor efendim diyince terasa çıktık.
oldu olucak burdayız kanka tuzlu fıstıkta söylüyorum dedi.
locamızda otururken sokak karıştı.
sağa sola ateş etmeye başladılar.
çığlıklar kaçışmalar derken.
bizim kızları aradık.
morpheus'un neo'ya yaptığı gibi yönlendirme yapıyoruz aq.
şimdi sağa şimdi sola dur dur arkadaki sokağa kaç diye. (yukardan görüyoruz)
kızlar çığlk çığlığa.
bu böyle olmayacak dedim gözümüzü karartıp aşağıya indik.
o sırada kızların yanına doğru koştuk.
bunlar ağlıyor vesaire derken sarıldılar.
ulan nasıl mutlu olduk amk.
kızın üstünde biraz kan vardı yerdeki birine yardım ederken bulaşmş.
mertte kıza sarılınca bunun tişörtüne bulaşmış.
ya ben hani bu olayda her şeyi anladım da o sabah neden büşra ya da selin değil mert yanımda uyuyordu amk!
------------------------------------------------
yine mesaj atmış dalyarak ''müsaitsen kahvaltıya geliyim diyor.
yanlış anlamayın bu adam bu mesajı fix atar cevabına bakmaz 5 dakika sonra kapı çalar.
muhtemelen inmek üzeredir pendik kadıköy otobüsünden.