batının şarkiyatçı yapısından yola çıkılabilecek bir önerme. fakat şarkiyatçılık günümüzde çökmeye başlamış, köhnemiş bir toplumsal değerlendirmedir. batı ile doğunun arasındaki değer farklarının gelişmişlik düzeyi sınırında kaldığını rahatlıkla görürsünüz bu sözde ayırca toplumlar tarihinin kazananların yazdığının.
modern milletler, halklar son 300 yıllık bir tarihin ürünüdür. daha önceki toplum yapısı günümüz değerleri ile algılanamaz. dolayısıyla bir millet ya da ırk bu nedenle suçlanamaz. değerlendirmeler havada kalır.
barbarlık ya da medeniyetperverlik yüzyılın değerleridir, geride kalmış sistemlerin değerleri herkes için gericidir. toplumların evrimini göz önünde bulunduracak olursak tarihsel özellikler sürekli korunmaz. bu önermeyi doğru kabul edersek tarihsel ırklarla günümüz milletlerinin arasına birer çizgi çekebiliriz. aksi halde ortadan kalkan roma medeniyeti sosyolojisinden yararlanan insanlara döneriz. bu durumda kendi içinde bir gericiliğe çıkar.
dünyadaki hiçbir halkın milleti aşağılanamaz ya da yüceltilemez kuralının sabit olduğunu göz önünde bulundurarak şunu söylüyorum: toplumların kökenleri değil, modern tarihleri önemlidir. geriye kalan her şey teferruattır.