solculuktan ve kemalizm'den ne anlaşıldığına bağlı olarak, kendisini hem kemalist, hem de solcu olarak tanımlayabilecek olan yazardır.
komünist değildir. fakat emekçilerin haklarını ancak sol partilere destek vermekle, birlik olmakla, sendikalı olmakla (sarı değil), kendilerine kuş gösterip ceplerindeki parayı çalan, kendilerini borç batağına sokarak (bkz: faiz helaldir), sahte bir refah izlenimi yaratan din tacirlerine kanmamakla alabileceğine inanır.
türk milliyetçisidir ama türklerin üstün ırk olduğuna inandığı için değil, yaşayabileceği, kendisini kabul edecek daha iyi bir ülke olmadığı için türk milliyetçisidir. eğer türkiye'de kürtler çoğunlukta olsaydı, türk olduğu halde, kürt milliyetçisi, norveç kendisini kabul etse norveç milliyetçisi, hasbelkader uganda'da doğmuş olsa uganda milliyetçisi de olurdu. velhasıl, milliyetçiliği kavim gayretinden değil, mikro milliyetçiliğin güç bela yaşadığı ülkeyi iyice yaşanmaz hale sokacağından emin olmasından ileri gelir.
her zaman sol partilerden yana olmasına rağmen, y-chp'den hem yeterince sol olmadığı için ve daha da önemlisi ihanet sürecini desteklediği için desteğini çekmiş, çaresizlikten mhp'yi destekler hale gelmiştir. tabi y-chp gibi bir partiden başlıca şikayetlerinden biri partinin yeteri kadar solcu olmaması olan bir kişinin, sağ bir partiye destek verir hale gelmesi çelişkidir. söz konusu çelişkiye sebep olan husus, ihanet sürecinin bizi büyük felaketlere sürükleyeceğini düşünmesidir.
kemalisttir ama gardırop atatürkçüsü değildir. kemalizmin halkçılık, milliyetçilik, laiklik, devrimcilik, cumhuriyetçilik ve anti-emperyalizm ilkelerini savunur. keza "ileri"(!) olmayan demokrasinin taraftarıdır.
ateisttir ama görüşlerini insanların kutsallarına hakaret ederek ifade etmeye çalışmaz. hatta dinin olumlu bulduğu yönlerini her vesileyle ön plana çıkarır, bazı ayetleri, onları görmezden gelen dindarların(!) gözüne sokar habire...