evrim, hayatın değişimi ve gelişimi ile ilgili bilimsel vurgulara sahip en başarılı teori olmakla birlikte, bilimden uzaklaştığı noktalarda vardır.
evrim, biyoloji bilimi ile ilintili bir teori olması sebebiyle, pozitif bilime uygun olmalıdır. yani sosyal ya da formal bilimlerde olduğu gibi varsayımlara dayanan kurallar ya da kanıtlar yerine, gözlemlenebilir ve test edilebilir kanıtlara ihtiyaç duyar.
bu noktada evrimin çok kapsamlı bir teori olduğu düşünüldüğünde, bazı iddialarının kanıtlanabilir, bazı iddialarının kanıtlanamaz olduğu görülmektedir. misal, evrimin canlıların gelişimiyle ilgili bahsettiği "mutasyon" ve "adaptasyon" konuları defalarca gözlemlenmiş olması sebebiyle yüzde yüz bilimseldir. buna ateisti de müslümanıda hristiyanı da karşı çıkmaz.
ancak, evrimde bir de "türler arası değişim" konusu vardır ki, işte esas çatışma buradan çıkmaktadır. her sene grip olmakla adaptasyonla, beyaz güvelerin gri güvelere dönüşmesi mutasyonla açıklanabilirken, türler arası değişim konusunda tek bir kanıt gösterilememektedir. türler arası değişim, bir canlı türünün fiziksel özelliklerinin değişmesi değil, dna yapısının, kromozom sayısının değişmesidir ki, bunun gerçekleştiğine ya da gerçekleşebilir olduğuna dair ilgili tek bir kanıt yoktur.
özetle, mesela bir kedinin, farklı iklim ve yaşam koşullarında farklı fiziksel özellikler geliştirmesi onun hala daha bir kedi olduğu gerçeğini değiştirmez. lakin türler arası değişim, bir canlı türünün bambaşka bir canlı türüne evrimleşmesinden bahseder ki, bu, bir kedinin, köpeğe evrimleşmesi anlamına gelir.
o yüzden, bir müslüman olarak, evrim teorisinin büyük bir kısmına inanmakla birlikte, hayatın başlangıcı ve türler arası değişim konularındaki bilimsellikten uzak açıklamaları nedeniyle, bir bütün olarak evrim teorisinin bilimsel olduğunu kabul etmem mümkün değil.