bahsettiğiniz gibi ukala ,istediği gibi davranan ,karşındakini bilgisiz sayan davranış kalıpları, karakter özellikleridir.
mesleğin tüm bireylerinde var olması durumu, söz konusu olamaz.
şahsın gerçek kişiliğinin ,mesleki hayatına yansımış boyutunu göstermektedir.
öss puanlama sistemi sonucunda meslek tercihinde ,kişilik özellikleri değil ,aldığı puan varsayılarak yerleştirme yapıldığı için ,tüm doktorların mülayim ,güler yüzlü ,sevecen insanlardan seçilmiş olmasını beklemek yanlış olur.
nasıl ki öğretmenler,avukatlar,itfaiyeciler vs. içinde de her türlü kişilik ve karakterde insan varsa doktorlar arasında da olması pek doğaldır.
ukala doktoru çekilmez kılansa uğraştığı insanların, hasta olması ,acı çekiyor olmaları ve bunun neticesinde tolerans düzeyinin minimalize olmuş olamasından kaynaklanmaktadır.
bir itfayiyecinin ,yangın yerinde herkes bu işi ben en iyi yaparım ,siz ne anlarsınız ,çekilin burdan demesi gibi doktorunda mesleki öz güveninin olması gayet normaldir.
ayrıca devletin bir hasta için doktora ayırdığı sürenin üç dört dakika ile sınırlı olduğunu var sayarsak, doktorun her gelen hastaya kucak acıp ,her derdini has-bihal edip ,uygun tam bir muayene yapmasını beklemek yanlış olur. bu tarz bi muayene ancak özel hastanelerin bünyesinde hayat bulabilmektedir ki, bu da işin ucunda para olduğu için gerçekleşmektedir..
olaya her iki tarafınd,a empati gözü ile bakıp ,daha insani bir davranış boyutunu geliştirilmesi ihtiyaç arz etmektedir.
doktor dövmek yada hastayı siklememek ,olayın çözümüne değil ,daha da çetrefillenmesine sebeb olacaktır.
unutmayalım ki ,insanı yaşatan ve hayatı anlamlı kılmaya çalışan tüm meslekler gibi ;hekimlikte ,kutsal bir meslektir..