pişmanlıktır. çok pahalı diye ups kargo tercih edemediğimizden katlanmak zorunda kaldığımızdır. şöyle ki;
dün yurtdışından pakedim geldi, yasal sınırı aşmadığından vergiye de tabi tutulmadı. yani şu resimde de görebileceğiniz şekilde tamamen ücretsiz gönderi. http://i.hizliresim.com/vqqq26.jpg
ama gelen dağıtıcı 4tl talep etti. haberim olmadığı için bozuk ayarlayamadım, kendisine de güvenip yeni bir uygulama herhalde diye düşünüp "ama ücretsizdi" de demedim. kibarca bozuk param olmadığını sonra gelip alacağımı söyledim. bugün kargo şubesine kendim gidemediğimden annem gitti ve yasal şartlar gereği pakedi anneme veremeyeceklerini söylemişler. aradığımda kadın dalga geçer gibi noterden vekalet çıkartmanız lazım dedi. noterden, vekalet, kargo için. süpermiş gerçekten.
sonra çağrı merkezini aradığımda oradaki çalışan gönderi ücretimin görünmediğini, ücret vermek zorunda olmadığımı, eğer şikayet talebi oluşturursam dağıtıcının hatasından dolayı oluşan bu mağduriyetin belki giderilebileceğini söyledi. şimdi şikayet talebimi oluşturdum bekliyorum. çağrı merkezindeki diğer arkadaş ikinci kere dağıtıma çıkmaz dedi ama belki bir kez olsun işi yokuşa sürmeden orta yolda anlaşabiliriz kendileriyle.
bakın, büyük ihtimal ık bık edip o pakedi ikinci kez dağıtıma çıkartmayacaksınız. yani deneyimlerimden yola çıkarak böyle bir kurumsal başarı göstermenizi beklemiyorum. ama bir kere olsun şaşırtın, yarattığınız ve benden bağımsız olarak oluşan bu hatayı giderin. çoğu insan sizden bıkmış durumda zaten, şikayetler gırla gidiyor. bu kadar muadiliniz varken bir süre sonra kimse sizi tercih etmeyecek kargo konusunda. zaten tek sizin kurumunuzda mevcut olan "eve teslim olunca pakedi annenize teslim edebiliriz ama şubedeki gönderileri sadece siz alabilirsiniz" gibi saçma bir yasa ayrı bir muhabbet. "sizin özel paketinizi başkasına veremeyiz" diyor kadın bana, kardeşim kendi ağzınla söylüyorsun "benim özel paketim" ben arayıp şuna ver dediğim takdirde istediğim kişi alabilir benim sorumluluğumda o paket.
ben 4tl'nin derdinde değilim arkadaş, ikinci kere çıkartırız ama gönderi ücreti vermeniz gerekir deseler eyvallah derim yeter ki gelsin o paket. ama benim sinirimi bozan kafasına göre ücret almaya kalkan bir çalışanın yüzünden beni(gidemeyecek durumda olmama rağmen) beni suadiye'den bostancı'ya paket almaya zorunlu kılmaları.
not: kimsenin kurumsal kimliğine zarar vermek gibi bir amacım yok. öyle olsaydı sabah yine aynı kurumdan gelen ve bundan daha büyük bir pakedi aşağıdan zili çalıp "aşağıya pakedinizi bıraktım inip alırsınız" demelerine çemkirirdim en başta. yine amacım orta yol bulmak zaten bulunduğu anda bu entry güncellenecektir.
edit: bu arada bu kargo haricinde başka bir kargomu apartman kapısına getirip "kargonuzu aşağıya bıraktım inip alabilirsiniz" diyecek kadar rahat bir kargo, paketimi anneme vermeyip yasayı öne sürebiliyor. benim bildiğim kadarıyla kapıya kadar getirip kimlik görmek zorunda. demek ki istediğiniz zaman kuralları çiğneyebiliyormuşsunuz değil mi?