telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hayli dargın sesi kalın ve titrek
umutsuzluğuma geldi oysa yorgundum
üstelik incittim de istemeyerek
akşamdı samanyolu patlamıştı
bütün sacre coeur silme akordeon
mulhouse'lu muydu neydi işte unuttum
ilk yudumda ağlamaya başlamıştı
şakakları ter içinde gece saat on
kibrit aranıyor göğüs geçirerek
bütün sevgilerinde yanılmıştı
bir omzuna almış sanki gökyüzünü
dudakları masmavi alsace lorrain
yüzü cermenlerin en eski hüznü
hölderlin bakıyor sisli gözlerinden
ellerini şöyle okşayacak oldum
duydum nabzının gök gürültüsünü
adı yağmur mu güz akşam üstü mü
uzak bir panayırda ip atlayan çocuklar
dalgalar vurdukça sarsılan mendirek
gecesi kaydı mı nedense beni arar
dilinde özürler bilerek bilmeyerek
zenciler çaldı mı cazın hali başka
çinlinin biri kendini siliyor
oturduğu yerde içtikçe eksilerek
barın camlarına orospular çiziliyor
özlem büyük korku epeyce şaka
telefonlarla geldi telaşlı ve ürkek
birdenbire geldi beklemiyordum
hanidir içimden bir başkası geçiyor
gözlerim hanidir ondan uzakta
hölderlin'i bırakmıştım artık sevmiyordum
-2 place blanche
bir çocuk kemancı akşama dağılan
aseton kokulu erkek orospular
incecik kaşlarını çalmış kadınlardan
kirpikler takınmış karanlıkta uzar
bir zenci ansızın kırılır yalnızlıktan
dumanlı bir şişe sanki damar damar
belki sakal bırakmayı geçirir aklından
belki red star'da kaleci oynamayı
geç oldu saat korkuları çaldı çoktan
sokak ağızlarında cezayirli itler
cyrano kahvesi'nde tastamam bekliyorum
gelmiyecek misin yoksa gelmiyecek misin
suçlu suçlu çıkarak uykusuzluğundan
günlerdir kötümsersin tasalar içindesin
durup durup uzakları dinlemektesin
yoğun sesler aranıp çocukluğundan
o gece verdiğin kitabı okudum
içim bir çam ormanı rüzgar dolaşıyor
mösyö fernand gitmiş az önce sordum
kızlar deli deli üstüme güldüler
kızıl çizmeli berthe hep öyle çirkin
küçük lili lejyonerle yaşıyor
nasıl olduysa oldu plakta sesin
sokak ağızlarında cezayirli itler
cyrano kahvesi'nde tastamam bekliyorum
gelmiyecek misin yoksa gelmiyecek misin
-3 place clichy
büyük harflerle yazılır asfalta gözleri
cıgarasını fren lambalarından yakar
sarışın bir hergele sevmişti isveç'li
sokaklarda resim yapardı geceleri
kaşlarını alırdı dudaklarını boyar
kaç ülkeden çıkarılmış serseri
yalnızlıklarını eklediler uç uca
otellerden bir otel sabaha karşı
gare de l'est'de neonların dilsiz telaşı
kız sevilmekten yorgun oğlan bulmaca
marsilya'dan yazar bir arkadaşı
haydutluğuna çağırır gündüz gece
iki yalnızlık da başına kaldı
jarry sokağı'nda marie-madeleine'in
eskiden gülerdi parlak bir gülüşü vardı
artık boş vagonlar gibi gözleri derin
aşağılık bir yerinde içlenmelerin
çoktan iflah etmeze çıktı adı