balık yiyen, kebaptan uzak duran, az kıllı, çok parfümlü, spor haberlerini ntv'den izleyen, nişantaşı ya da cihagir'de ikamet eden, binbir mülakattan sonra bir plaza mevkiine kapağı atabilmiş en az bir önceki kuşağa kadar şehirli türklerdir. asla beyaz konç giymezler. genelde fuşya, mor, yeşil renk gibi kravatlar takarlar, kadınları fönlü ve bakımlıdır, derilerine yapışmış esmer tenleri, göz çevrelerinde sürdükler ultra beyazlatıcıları ve incecik alınmış kaşları vardır. hafta içi asla içmezler, cuma akşamları kopar cumartesi dinlenir, pazar günü de ev alışverişleri için alışveriş merkezlerine gider, starbucks'da dinlenirler. ekonomiyi forbes dergisinden takip ederler. liberalizmden yanadırlar, kişisel gelişim kitaplarına taparlar, kitap alışverişlerini remzi'den yaparlar, kokoreçe karşıdırlar, suşi severler, farklı kültürleri tanımaya açıktırlar, en büyük hayalleri büyük şehirden uzak pastoral bir hayatttır. plazaların ardı sıra bekleşip duran göç ve işçi mahallelerinden habersizdirler. metin münir, ismet berkan, yiğit bulut hastasıdırlar. film festivallerini kaçırmazlar, tiyatro dot'a hastadırlar, sürekli bu şehir artık yaşanmaz hale geldi derler. istanbul jazz center'dan çıkmazlar, hepsi birer kerem görsev, birer ahu antmen'dir.cumhuriyet yürüyüşlerinde bayrağı kaptıkları gibi piste fırlarlar. zira orta sınıfları tehlike altındadır.