tipik bir nolan filmi, bu adama cidden saygı duymamak mümkün değil. gerçeklikte kalarak, gerçeklerden yola çıkarak varsayımlara sürüklemiş izleyiciyi.
yine filmin arasında kafa yanıyor tıpkı prestij'de olduğu gibi. sonra diyorsun ki 'vay amına koyayım, bunları biz yapsaydık dünya nasıl bi yer olurdu?'. adamın kafası karışıyor; 'uzayda 1 saat dünya'da kaç yıl? dünya'daki 1 saat mars'ta nasıl bir zaman dilimine karşılık geliyor? şöyle kaç yıl çıksam uzaya yaşlanmam?'.. bunları düşünüyorsun. sonra filmden kopuyorsun, beynin çalışmaya başlıyor.
kurgu güzel, senaryo güzel, çekim güzel. bi filmde daha ne olabilir? 3 saat olmasına rağmen 2 dakika dahi sıkılıp filmden kopmuyorsun.
--spoiler--
doğruyu söyleyeyim, uzayda dr. mann ile kavga ettiği sahnede 'işte sıçtılar' dedim; kafamda canlanan uzay orası değildi ama iyi bağlamışlar.
--spoiler--
ha bir de tars karakterine ayrı bi parantez açıyorum; bana r2d2'yi hatırlattı. ikinci kez bi robot karaktere bu kadar bağlandım.