jane birkin'in sesinden avec le temps'i dinlersin, onun sesinden gainsbourg'u hala özlediğini gözyaşlarindan anlarsin. ama burukta olsa bir gülümseme vardir. matrakliklar hatirlanir, maki sacli houston'a canli yayinda i want funk you demesi gibi seyler hatirlanir.
aslinda o hüzne ortak olarak kendi kişisel hüzünlerinide paylasirsin. o sese ortak olursun. sende eslik edersin güfteye...
avec le temps...
avec le temps, va, tout s'en va
l'autre qu'on adorait, qu'on cherchait sous la pluie
l'autre qu'on devinait au détour d'un regard
entre les mots, entre les lignes et sous le fard
d'un serment maquillé qui s'en va faire sa nuit
avec le temps tout s'évanouit
şarki biter bir sigara daha yakarsin tepeleme dolu kültablasina katkida bulunmak için.
uzaklardan bir ses başlar. italyadan göçme misirda dogma montmatrede bir mezarlikta yatan ve ebedi istihgaratinda yatan ve hayati trajedi olan dalida söyle bu sefer, nostalgie diye...
Nostalgie
Il pleut sur mes rêves et aussi
Sur notre photographie
Et je sais aujourd'hui
Que sa vie
On peut la perdre aussi.
rüyalarina yagar yagmur gri olsa kalbi paletin...
sigara biter sarki biter ve uyku gelir.
sadece beyhude yere bir nagme cinlanir kulaklarda. kaybedilenlere vakur ve metanetli kabulleniştir hüzün....
Et je sais aujourd'hui
Que sa vie
On peut la perdre aussi.
mealimi? eh onu yazalim bakalim:
ve bugün biliyorum
hayatın
onların yitirebileceği...