bir sevgiliye mektup göndermek

entry1 galeri
    1.
  1. evet efenim... bir sevgiliye mektup göndermek nasıl bir durumdur. günümüz şartları göz önüne alındığında ve bu dönemde nasıl bireylem olduğu belki bazılarının dikkatini ve merakını celbeder lakin kimsenin eline kalemi alıp ta yazmak aklının ucuna dahi gelmez. bir çoğumuz alışmışızdır yer yüzünde latin alfabesi kullanan milyonlarca insanın tekdüzeleştiği harf karakterlerini kullanmaya. ancak şu anda şahsımın kullandığı harf karakterleri gibi o özel olduğunu iddia ettiğimiz mail-mesaj gibi iletilerimiz de bizden sadece sevgiliye bir telefon numarası taşır, bir miktar ise duygu. halbuki bir kimsenin kendi el yazısı ve kendi harf karakterleriyle dile getirdiği duygular daha anlamlı, daha bir özel ve daha bir nev-i şahsına münhasır özellik ihtiva eder. her neyse efenim... konuyu somutlandıracak olursak; bir dönem bir kadın tanımıştım, özeldi, güzeldi. ve hep şunu söylerdi "bana neden biz mektup yazmıyoruz? ne güzel şeydir mektuplaşmak falan filan..." ben de düşünürdüm bu konuyu ama bir türlü yazmak için ne zamanımız ne de imkanımız vardı gerçi ne de ihtiyacımız. bu süreç böyle sürüp giderken ben belli bir süre sevdiklerimden e haliyle bu kadından da uzak kalmak durumunda bırakıldım. hiçbir iletişim imkanımız yoktu gökyüzüne bırakılan selamlar dışında. lakin yazmayı okumayı biliyordum ve ihtiyacım olan kağıt,kalem bir adet zarf, birkaç lira etmeyen pullar ve bolca kelimelerdi ve ben hepsine sahiptim... gece olduğu vakit alırdım kağıdı kalemi elime ve mavi tükenmez kalemin ucundan yüreğimi dökerdim beyaz kağıda. ne harika bir şeydi!.. saatlerce yazardım haftada bir gün yollardım ve o kadının bunları okuduğunu hayal etmekle dahi büyük mutluluk yaşardım küçük yaşam alanımda. sıra o'nun mektuplarını beklemeye gelirdi... allah'ım! nasıl bir şeydi postaların geldiği gün yaşanan heyecan? kapı açılır açılmaz kapıyı açan kişinin ellerine düşerdi gözlerim. mektupları getiren bunu bildiği için bazen küçük şakalar yapardı: "aaa sana bu gün mektup yok!" veya cebine saklar benim sormamı beklerdi. nasıl bir ıstırap tanrım!.. alırdım mektupları ilk önce kaba taslak bir okurdum, bir gara yakıp gökyüzü gören bahçe de bir daha ve en son yatağıma oturur tekrar tekrar okurdum ve derdim ki; "o'nun zarif parmakları bu kağıdın üzerinde gezdi. o'nun gözleri bu kağıda değdi. onun avuçlarındaki koku bu kağıtlara sindi..."uzun uzun koklardım zarfın içini ve özgürleşirdim ansızın yanında olurdum... evet efenim ne güzel birşeydir sevgiliye mektup yazmak sevgiliden mektup almak... kötü günler beklemeyin mektuplaşmak için huzur içerisinde iken de yazılabilir. niye şirketlerin bizler için hazırladığı bu harfleri tüketelim ki? kendi harflerimizle en duygulu cümleleri daha bize ait hale getirebiliriz! yani mektuplaşınız dostlar...
    2 ...