sümer ve asur mitolojilerinden çarpıcı izler taşır. adem ve havva hikayesi, tufan, yaratılış, iyi ve kötünün mücadelesi vs.
tevrat ortaya çıktığı anda -ki ortaya çıkışı bir anda olmamıştır- derli toplu bir eser değildi. kulaktan kulağa nakledilmiş söylenceler bütünüydü. fakat o dönemde orta doğu da gelişen fenike alfabesi tevratın yazılı hale gelmesini sağlamıştır. tevratta bahsedilen tanrı, kuran da anlatılan tanrı ile büyük benzerlikler taşır.
öfkeli olması, sürekli ibadeti emretmesi, başka tanrıları yasaklaması ve en önemli özelliği olan kıskançlık. hem tevrata hem de kurana bakarsak iki tanrının özelliği de tamamen insanı yorumlara dayalı davranışlar sergilemeleri. şunu yaparsan cezalandırırım, bunu yapmazsan ödüllendiririm. bu noktada bahsedilen tanrının evrensel olmadığı göze çarpıyor.
bir düşünün, 200 milyar galaksi ve sayısız yıldız sistemi var, evren iyi ve kötü kavramının ötesinde bir işleyişe sahip ama yüceler yücesi olduğu iddia edilen tanrı işlerini insanlara benzer şekilde idare ediyor ne kadar garip değil mi?
tevrat hem edebi anlamda hem de tarihi anlamda büyük öneme sahiptir ancak daha fazlası değil. çünkü tevrat ve benzerleri olan kitaplara fazlasıyla değer verildiği zamanlara bugün orta çağ diyoruz...