vicdani ret'ten çok farklı bir durumdur. vicdani retçilerin dertleri politiktir. o konuyla ilgili (bkz: mehmet barisi seviyor).
ayrıca benim de götümü sarmış korkudur. gerçi, son çatışma haberlerinden önce de sarmıştı götümü. zira askerlik, çatışma filan olmadan da yeterince beter bir durumdur. aylarca, hiç tanımadığın insanlarla yanyana kalmak, sürekli emir-komuta zinciri içinde olmak, düşünmemeye programlanmak, "mantığın bittiği yerden" itibaren yürüyedurmak filan benim için pek iç açıcı şeeyler değil.
tabii burada ben aslanım, ben asar-keserim diyenleri de anlıyorum. ilkokuldayken biz de mahallede ağaç tepelerinden inmez, uçurumvari tepelere tırmanır ve kendimize komando derdik. aşinayım yani o duyguya da.