bir adam yaratmak

entry60 galeri
    5.
  1. Necip Fazıl Kısakürek 'in ilk kez sahneye 1937-38'de Şehir Tiyatroları tarafından konulan ve 'eser mi şaheser mi' sorusuyla gündeme taşınan piyesidir. Ibsenci forma bağlı olarak yazılmış olan oyunun konusu yazdıklarını yaşayan Hüsrev karakteri üzerine kuruludur.

    spoiler

    Hüsrev ünlü bir oyun yazarıdır, Ölüm Korkusu isimli basının ilgisini çeken bir piyes yazmıştır. Hüsrev'in yazdığı piyeste bir çocuk silahla oynarken annesini kazara vurur ve bundan duyduğu üzüntüyle kendini bir incir ağacına asarak intihar eder. yazılan piyese göre çoçuğun babası da kendisini bir incire asmıştır. Bir Adam Yaratmak oyunu Hüsrev'in bu piyesiyle ilgili röportaj yapmak için arkadaşı gazete patronu Şeref'in gönderdiği bir gazeteciyle yaptığı konuşma ile başlar;

    hüsrev: babası kendisini bir incir dalına asmıştı.

    gazeteci: nitekim o da kendisini bir incir dalına asıyor.

    gazeteci ile yapılan röportajın ilerleyen bölümlerinde gazeteci Hüsrev'e yazdığı oyunla hayatı arasındaki benzerliği ima eden sorular sorar. Hüsrev bu soruları "mahremin cazibesini duyan" biri olarak cevaplamayı reddeder ve nazikçe gazeteciyi gönderir. gazeteci giderken Husrev'in görmeyeceği bir biçimde Husrev'in babasıyla ilgili mazisini, babasının nasıl öldüğünü öğrenmek için annesi Ulviye'ye sorular sorar. annesi de Hüsrev'in babasının gerçek yaşamda da kendini incire asarak intihar ettiği gerçeğini anlatır. Hüsrev bunu öğrendiğinde çok kızıyorsa da iş işten geçmiş, gazeteciye mahrem bilgiler verilmiştir. sahne Hüsrev'in yanına en yakın arkadaşı Mansur'un, ardından gazete patronu Şeref, onun karısı ve Hüsrev'in eski metresi -değişen ruh hali sebebiyle Hüsrev artık onu sevmemekte fakat Zeynep'in hisleri devam etmektedir- Zeynep gelir. annesi Ulviye ve Hüsrev ile daha sonra gizliden gizliye birbirlerini sevdiği anlaşılan Selma da ve Hüsrev'in deli doktoru arkadaşı Nevzat da oradadır. konuşma konusu yine Hüsrev'in piyesidir. Zeynep oyundaki kazara vurma sahnesinin inandırıcı olmadığını söyler. Hüsrev bunun aksini ispat için pskiyatrist Nevzat'ın belindeki silahını çekerek o sahnenin inandırıcılığını ispat için temsiline girişir. Önce silahtaki kurşunları boşaltır ve oyununun o sahnesini anlatmaya başlar.

    "çocuk silahtaki kurşunları boşaltmış fakat bir sebeple, tutukluk vs ile bir kurşun içeride kalmıştır. ve orada duran annesine doğru iken silah yanlışlıkta ateş alır",

    mealinde bir şeyler söylediği anda silah gerçekten ateşlenir ve odadaki Selma yere düşer ve sahne kapanır. oyunda yazdıklarını yaşamaya başlayan Hüsrev yavaş yavaş dengesini yitirmeye her an ölümü düşünmeye başlar. oyun bu olayla birlikte gazetesi için haber almak isteyen Şeref, Hüsrev'i kendi kliniğine yatırıp reklam yapmayı hedefleyen Nevzat'ın gerçek yüzünü görmeye başlamasıyla ilerler. bu süre içinde tek güvendiği ve bu güveni boşa çıkarmayan kişi Mansur'dur. Selma'nın ölümünden sonra günlüğünü kocası sayesinde ele geçiren Zeynep eve gelip Hüsrev' le konuşmaya başlar, onu geri kazanmaya çalışır. Hüsrev Zeynep'i istememektedir;

    Hüsrev: sana bir borcum mu var?

    Zeynep: yok.

    Hüsrev: farzet ki var, çalma bir alacaklı gibi kapımı. sıyrıl, çözül benden,

    diyerek kendinden uzaklaştırmaya çalışır. bu tavrı haklıdır.çünkü Hüsrev'e göre Zeynep " tabii isteklerini sıhhatle duyan biridir " , Hüsrev ise dünyaya dönük bir yaşam yaşamamaktadır. bu konuşma gerçekleşirken Şeref gelir ve Zeynep evdeki büyükçe perdenin arkasına saklanır. Zeynep'in orada olduğunu bilmeyen Şeref Hüsrev'le konuşmaya başlar. Hüsrev yazdığı haberler sebebiyle ona kızgındır.Onu bir "kefen hırsızı" olarak görmektedir. Şeref bu haberleri bir gazete patronu olarak yapmasının çok normal olduğu mealinde birşeyler söyler. Hüsrev'de "benzer özel şeyler haber değeri taşısa ve sizinle ilgili olsa yayınlar mısınız?" dediğinde "evet" cevabını verir Şeref. Bunun üzerine Hüsrev perdenin ardından Zeynep'i çekerek "karınız metresimdir,bunu da yazın" der ve sahne kapanır. "gözünden bir takım perdeler kalkan" Hüsrev herkesin kendisiyle çıkar ilişkisi kurduğunu düşünür ve bu düşüncesinde haklıdır. herkesten uzaklaşıp 24 saat ölümle meşguldür. oyunun sonuna doğru babasının özel bir yazısını bulur.
    "ölüme ilaç ölümdür" yazmıştır babası. bir adam yaratmaya kalkan Hüsrev'in Allah'ın varlığına inanmasıyla devam eden oyunda Hüsrev
    "ben sanatı hayattan başka birşey sanıyordum. orada kulluktan çıkıyor gibiydim[...]ne yaptım? bir hududu zorladım. kendimden kaçmak isterken kendime rast geldim. [...]körlüğü zedeledim. şimdi görünen şeye nasıl bakarım.[...]meğer kul olduğumu anlamak için Allah'lık taslamalıymışım. yaratıldığımı anlamak için bir adam yaratmaya kalkmalıymışım" şeklinde sorgulamalara devam eder. annesi Ulviye Hüsrev'in delirdiğini düşünmesi ve babası gibi kendisini de asmasından ötürü endişesi sebebiyle bahçesindeki incir ağacını kestirir. bunu öğrenen Hüsrev bir başka "kefen hırsızı" Nevzat'ın kliniğinde yatmaya razı olur ve klinikten kendisini almaya gelen hasta bakıcıların kolunda annesine bakarak "ne yapayım. kestiniz incir ağacını "der ve oyun biter.

    2002 yılında Mahmut Gökgöz tarafından sahneye konan oyun Hüsrev'in orjinal metinde olan ve kadere inanması, Allah'ın varlığını bulmasıyla ilgili bir çok bölüm çıkarılmış, Mahmut Gökgöz oyunu bir nevi iğdiş etmiştir. iyi bir dekora sahip olan oyunda sahnede bir incir ağacı da mevcuttur fakat ıkı katlı bır yalıda geçen oyundaki ikinci kat 2002'de sahneye konan oyunda yoktur. büyük bölümünün çıkarılmasıyla bile oyun olağan üstü olma niteliğini kaybetmemiştir.

    spoiler

    edit: yukarıdaki tırnak içinde verilen ifadeler bu satırların sahibi yani benim aklımda kaldığı ölçüde fakat aslına son derece uygun biçimde verilmiştir. sadece eser yanımda bulunmadığından doğruluğunu kontrol etme şansım şu an için bulunmamaktadır.
    10 ...