solgun hikayeler

entry8 galeri
    4.
  1. -yoğurtlu geceler serisi-

    kısım 1: sonsuz lunapark jetonları

    evden sakince çıktım. panik olmadım. çünkü bir insan evden çıkarken neden panik olsun ki dedim. bunları düşünerek panik oldum. o sırada arkamda yürüyen polis benden şüphelendi. çünkü bir insan evden çıkarken neden panik olur ki diye düşünürken panik olmuş ve kendime pandik atmıştım. polis bana ''dur hele hemşire'' dedi. dedim ''ayol sen bana iğne yap çapkın seni.'' sonra anladım ki bana hemşerim diyordu. durdum ve döndüm. bana ''bakkal hayrinin bakkal yapımı yoğurtlarına işeyen sen misin? '' dedi. bakkal hayri ve dün ondan aldığım yoğurt aklıma geldi. ''hayır ama bakkal hayriden aldığım işenmiş yoğurdu yedikten sonra sıçtım, o sayılır mı? '' dedim. bunu dememeliydim. polis beni aldı ve karakola götürdü, işte benim hikayem burada başlıyor.

    her hikayeye bir isim gerekir. çünkü hikayelerin isimleri vardır ve onlar da yaşar.

    -hayatın en gebeli ve bir o kadar daha hamile yolu-
    karakol'da ayna vardı. kendimi uzunca bir süre inceledim. karakola düştüğümden beri gözüm daha çok morarmıştı. çok kötü düşmüştüm. hangi salak kullandığı pisuvarı tavana asar ki? tey allahım. her neyse. komiser yıldat vemaz yada yılmaz vedat bana bir soru sordu. çocuğunun kimya ödevi ile ilgiliymiş. ondan sonra ise asıl konuya geldik. biri ayşe özerkan'ın kolunu yalamıştı. ayşe özerkan davası ile ilgili başşüpheli ise bendim. çünkü ben insanları yalardım. ne kadar dil döktüysem de bana inanmadılar ve o öğleden sonrayı pipi kalınlığında uzun demir şeylerin arkasında geçirdim. sonra ayşe özerkan geldi. komiser sordu, ''bu muydu bacım seni yalayan?'' ayşe özerkan bir bana baktı bir de pipime. sonra dedi ''hayır.'' komiser ibne bir adamdı. beni yala yoksa seni salmam dedi. ben de yaladım. yoksa bana salcaktı ya da beni salmayacaktı. ben de saldım kendimi ve yaladım. evet utanmıyorum. komiserin o kolunu yaladım. dilime yapışan son kıl, dilimden ayrılıp ıslak bir şekilde komiserin kolunda geri kıvrılmaya dönerken yaptığım hatayı anladım. devletin bir komiserini yalamıştım. fuck'a basmıştım. fuck'ı acımıştı kuşkusuz ama artık beni istediği kadar hapiste tutabilirdi. tamı tamına 13 gün boyunca kakamı yapmadan o koğuşta durdum. susadığım zaman çişimi içtim ve bana verilen suya işedim. bu işte bir terslik olduğunu ancak şimdi yazarken fark etmiştim. her şeye rağmen hayatta kaldım. 13 gün sonunda komiser kendini 17 kez yalattı. ben çaresiz bir şekilde onun penti'nin 6. derece koyulukta çorabı gibi olan kolunu yaladım. ama sonunda özgürdüm. hemen eve koştum. koşarken bir taksi tuttum. meğersem yanlış yola koşuyormuşum. boş yere yorulduğum yetmezmiş gibi bir de u dönüşü yapan taksiden ekstra bir kazık yedim. göt herif. ben dedim ona sahil yolundan devam et diye. her neyse. eve geldiğim zaman kapımda bir karınca yatıyordu. ilişiğine hemen bir mektup iliştirilmişti. mektup şöyle bir şiirle başlıyordu:
    '' sensiz ben yokum,
    çok kötü kokuyor bokum,
    her gün yediğim ekmek bir sokum,
    buna rağmen yine de tokum,
    kimine göre ayı, kimine göre fokum
    çok severim afyonu, kaymak ve lokum''

    böyle iğrenç bir şiiri kim yazar diye düşünürken aklıma kimin yazdığı gelmişti. evet o kişi kuşkusuz benim kardeşimdi. ismini henüz söylemeyeceğim bu kişi mektuba şöyle devam ediyordu.
    ''afyondan aldım lokumu, abim yesin bokumu,
    önce oku sonra kıvır ve ............ bu mektubu.''

    sinirden kıpkırmızı kesilsem de bir şey demedim. çünkü desem bile beni duymayacaktı. tam bir salak olurdum öyle yaparsam. kardeşim mektubuna hızla devam ediyordu. çünkü yazısı adeta eğikti. devam ettim:
    ''ayşe özerkan, sağlam karı lakin onu ben yaladım abi. sen değil. biliyorsun. evet ben yaladım. sen benim yüzümden düştün oralara, özür dilerim. sensiz ben yapamam biliyorsun. o yüzden sev beni. önce yala sonra saç dibime işe benim...'' mektubun terbiyesiz bir hal aldığını görmemle mektubu yırtmam bir oldu. adeta çok havalıydım o anda. hikayem burada bitiyordu. ancak bu sadece yolun bir kısmıydı. her şey devam edecekti. okumadığım o mektup gibi...

    sonraki bölüm için (#25336141)
    0 ...