80 dakika içinde kalite dram nasıl olur ve yapılmalı cevabı gibi duran, bazı handikaplarına rağmen şahsım tarafından hayli beğenilmiş, bir hayli alt metin barındıran, mesaj kaygılı, fakat bir o kadar da etkileyicideniz akçay katıksız filmi.
--spoiler--
2 vurucu sahne aklıma kazındı. biri ilker'in satılmış arabanın arkasından baba bizi bırakma dön temalı ağlamaklı sahnesi, diğeri ufaklığın annesine aldığı annesinin beğenmediği hediye sonrası fotoğraf değişikliğiyle aynı hediyeyi farklı silüetle tekrar alması ve annenin bu sefer gerçekten beğenmesi.
--spoiler--
--spoiler--
ben filmin en beğendiğim tarafı olan psikolojik göndermelerine ve şu üstü kapalı bahsettiğim handikabına değineyim. annenin babanın ölümü sonrası dış dünyadan fazlaca kopuşu bir nevi dış çevreye küsmüşlüğü hatta şehirde bir yerden bir yere gidemeyecek durumda olması harikulade resimlenmiş. sanki küçük bir çocuk edasında şehre yabancılaşmak ancak bu kadar kuvvetli gösterilirdi. bunu kaybettiği eşinin odasına giriş çıkışlarla beslediği özlemle, sadece ev işlerine odaklanmasıyla ve izlediği diziler ve programlara yaptığı yorumlarla kendine ait içe kapanık bir dünya kurmasıyla anlamlandırabiliyoruz. aile içi dağılmışlık ve kopmuşluk hissi genel olarak başarılı ve tutarlı yansıtılmış. annenin durumu ortada. ilker ot kafası yaşamakta ve derin derin üzülmekte yine de kendisi kolay olanı seçip bu ailesel dağılmışlığın önünde sürükleniyor. ufaklık psikolojik olarak neyin ne olduğunun farkında olsa da olan biten ona ağır geliyor. abla anneye ve onun psikolojik sıkıntılarına kanalize olduğundan kendi hayatını yaşayamıyor. 32 yaşında fakat iş ağırlığının dışında moral motivasyon olarakta fazlasıyla bitik. evlilik belki de bu ailesel sendromdan kaçış yolu sunuyor. gelelim handikaba. sanki fazla erkek egemen bir söyleme göz kırpıyor köksüz. baba yoksa ailenin başında diğer fertlerin teslimiyetçi bir tavrının olmasını öngörüyor. sanki bir çıkış yolu sunmuyor. baba başta değilse ilker başa geçecek ve aile bir erkeğe yani güce tutunacak. bu söylem kesinlikle teslimiyetçi ve biraz da tehlikeli bana kalırsa. bunu ablanın bir kaçış yolu olarak gördüğü ve yanında olan ilk adamla evlenmesine dek götürebiliriz.
--spoiler--
izlenmeyi hak eden bir çalışma. bu tarz ilk filmler bana moral veriyor ve yeni türk sinemasını neden sevdiğimi ifade etmeme olanak sağlıyor.
etkileyici ve sağlam bir yapıt köksüz. eksisi, artısı, handikabı hepsi içinde. hayatın içinden dram sevenler kaçırmasın.