öfke

entry195 galeri video1
    116.
  1. Neden Öfkeleniriz?

    insanları öfkelendiren sebeplerin başında engellenme, önemsenmeme, aşağılanma, keyfi bir tutumla karşılaşma ve saldırıya uğramaktır. insan haz yaşamaya dönük bir canlıdır. Yeni doğan bir bebek hayata haz duygusunu yaşamaya yönelik başlar. insanların haz duygusunun önüne çıkan düzenlemelerin başında eğitim ve terbiye gelir. Haz dünyasını engelleyecek her durum, olay veya kişi, insandaki öfke duygusunun en başta gelen sebebidir. insanların neden öfkelendiği esas olarak aynı sebebe dayansa bile, her dönemin kendine özgü engellenmeleri vardır. Çocukluk döneminde eğitim, terbiye ve çocuğun isteklerinin karşısına dikilen yasaklar çocuğu öfkeye sürükler. Ergenlik dönemindeki genç, iki temel istek arasında sıkışır. Bir taraftan aileden kopmak, bağımsız olmak isterken, diğer taraftan güvensizlik ve yetişkinlerin desteğine duyulan ihtiyaç, çatışma ve öfkeye sebep olur. Yetişkinlikte rekabet şartları, sorumlulukların getirdiği zorunluluklar insanı engeller ve öfke doğurur. Bu arada reddedilme duygusu, ister toplum tarafından, isterse aile veya arkadaşlar tarafından olsun, insanda şiddetli bir öfke doğmasına sebep olur. Orta yaştan ileri yaşa geçenlerde, gelecekle ilgili güvensizlik ve bunun getirdiği belirsizlik, yaşın getirdiği sınırlamalar engellenme duygusuna ve öfkeye yol açar. Bütün bu söylediklerimden de anlaşılacağı gibi, insan için bu saf anlamıyla özgürlük, isteklerinin mutlak olarak karşılanması ve haz duygusunun yaşanmasıysa, yaşadığımız çağ, özgürlük görünüşü arkasında kesin sınırlar ve çerçeveler getirmektedir. Bu da insanın haz duygusunu dilediğince yaşamasını engellemektedir.

    SAĞLIKLI ÖFKENiN ORTAYA ÇIKIŞ BiÇiMi

    Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir ki, öfke normal ve sağlıklı bir duygudur. Öfkesinden veya kızgınlığından ötürü insanın kendisini suçlu hissetmesi doğru değildir. Sağlıksız olan öfkenin saldırganlığa dönüşmesidir. Engellemeler bir enerji doğurur. Bu enerji yapıcı da kullanılabilir, yıkıcı da. Sağlıklı bir biçimde dışa vurulmuş bir öfke amaca yöneliktir, çoğunlukla toplumsal olarak kabul edilebilir bir biçimdedir ve çok kere uzun vadede kişiye yarar getirmesi mümkündür. Öfkenin sağlıksız olarak dışa vurumu ise saldırganlık ve şiddet biçimindedir ve en büyük zararı kişinin kendisine verir. Öfke ne kadar açık ve doğrudan ortaya konursa, o kadar çocukça olduğu düşünülür. Çünkü çocuklar öfkelerini açık ve doğrudan ifade ederler. Bu sebeple öfkelerini yenemeyen, onları kontrol edemeyen ve olduğu gibi ortaya koyan kimselerin duygusal açıdan olgunlaşmadıkları kabul edilir.

    YAPICI ÖFKE

    Öfkenin sağlıklı ve normal bir duygu olduğunu yukarıda belirtmiştim. Yapıcı olarak kullanıldığında öfke, zihinsel ve bedensel güç verir. Öfkeden yapıcı olarak yararlanmak için üç şart gereklidir. Birincisi, öfkenin esiri olmamaktır. Buna öfkeyi kontrol etmek de diyebiliriz. Öfkenin kontrol edilemediği durumlarda, kişi başlangıçta gitmeyi düşünmediği kadar ileri gidebilir. Böyle bir durumda kontrol kişinin elinden çıkmış, bir yönüyle ortaya çıkan durumun akışına kalmış ve bir yönüyle de karşı tarafın eline geçmiş demektir. ikinci şart, kişinin öfkesini bastırmaya planlanmış olmamasıdır. Kişi, öfkesini kabul etmez ve bunun normal yollardan dışavurumundan kaçınırsa, bu durumun doğurduğu tepkinin sonucu, sağlıksız bir öfke patlaması olarak ortaya çıkabilir. Üçüncü şart, toplumun öfkenin dürüst ve doğrudan ortaya konuşunu kabul edebilir bir yaklaşıma sahip olmasıdır. Bazı toplumlar, bazı gruplar arasında öfkenin ortaya konmasını hoş karşılamazlar. Örneğin, kadınların erkeklere, küçüklerin büyüklere doğru yollarla ifade edilse bile öfkelerini ortaya koymaları doğru olarak kabul görmez. Hiçbir zaman unutmamak gerekir ki bastırılmış olan ve kabul edilmeyen öfke, dolaylı ve zararlı yollardan ortaya çıkar. Bu nedenle öfkenin işaretlerini tanımak çok önemlidir.

    not:alıntıdır.
    0 ...