bütün bir sene ultima online oynamanın verdiği rahavetle girdiğim öss den aldığım benim için çok iyi fakat genel klasmanda düşük puan ile tanıştım ilk kendisi ile. milli piyango alıp çekiliş sabahı bir elinde bilet diğer elinde liste olan umutlu insanlar gibi bir elimde puanım bir elimde kitapçık adeta bana göz kırpıyordu. "aha dedim işte budur hocam ben buraya kesin girerim" işaretledim bir hışımla tercih formunu. çokta kasmadım hani... biliyordum kifayetsiz puanımın beni astronomik bir üniversiteye sokamayacağını. sonuçlar açıklandıktan sonra şaşırmadım. yolda düşünceli düşünceli giderken "şş kankiii nooollduuuğğğ kazandığğn mıaa?" diyen tikky tanıdıkları "he lan he" şeklinde geçiştirmekten başka bir işe yaramadı ilk başta. ha birde eziklik vardı az biraz. "nereyi kazandın?" diyenlere ray ban gözlüğümü karizmatik bir tavırla çıkarıp alnıma dökülen kahkülümü üfleyerek "boğaziçi işletme" diyemiyordum ama olsundu yine girmiştim bir yere. anadolu bil meslek yüksek okulu... fena mı lan bi bok olamasamda elimde zanaat olurdu en azından bak ne yazıyor meslek. aileden de ilk başta soran vardı. artık "nereyi kazandın?" sorusu benim için adrenalimi tavan yaptıran kelimeler bütününden başka bir şey ifade etmiyordu. en sinir olduğum şey ise kimse sallamıyordu evet evet sallamıyordu kimse
+ ceyar nereyi kazandın yavrum
- kültür eğitim vakfı anadolu bil mes...
+ heh heh hadi bakalım iyi iyi...
- !!!???
bu dönemlerde atlatılmış okula başlama zamanı gelmişti. okul başladıktan bir hafta sonra okula gittiğimde herşey yerine oturmuş gibiydi. bahçelievler kampüsü florya kampüsünden kat kat daha kötü olsa da hocalarımız "boşverin canım önemli olan eğitim" diyerek bizi çok güzel teselli ediyordu. ilk başlarda soğuk gelse de dershane havası versede zamanla alışmaya başlamıştık okula. herkes tutunacak bir dal arar gibiydi. bunun sonucunda gruplaşmalar başladı bir tarafta metalciler öbür tarafta hiphopçular diğer tarafta bengücüler beri tarafta ismail yeekaacılar. (tamam abarttım) fakat ilk senenin sonlarında başlardaki isteksizlikten eser kalmadı. bunda okulun üniversite olmasının payı yok değildi hani... hatta eşe dosta tavsiye bile ettim ilkten bana "hasiktir ordan" tepkisini verseler de daha sonra anlattığımda "hmm" en sonunda da "oha güzelmiş lan" tepkisini verdiler tabi bunda benim ne kadar iyi bir anlatıcı olduğumu es geçmemekte fayda var(yazar burada kendini övmüş) iş bu bu kadar gereksiz yazıdan sonra "banane ulan bunlardan" diyebilirsiniz fakat anadolu bil meslek yüksekokulu her şeyiyle iyi eğitim veren güzide bir kurum. şimdiki aklım olsa tercih eder miyim? etmem tabii ki ama yine de iyi bir okul... olmadı farkındayım...