bugün arabayla çok dar ve sıkışık bir yoldan geçiyordum. bir pazar yerinin geçiş yolu... trafik te kıyamet gibi. üstelik bir tarafta bir düğün konvoyu park etmiş vaziyette duruyor. tam 15 dakka bekledim. o sıcakta öyle sinirlendim ve gerildim ki, kalkışta park halindeki araca çarptım. çok bir şey olmadığı düşüncesi ve o sırada durmanın imkansız oluşuyla bastım gittim.
biliyorum, çok kötü ve yanlış bir davranıştı.
sonra tak etti kafama. bi ara çıktım, arabaya bakım. ön kapısı bayaı bi zedelenmiş, bükülmüş.
hassiktir! şimdi ayvayı yedik. bizimki önemli değil ama ya çarptığımda ciddi bir şey varsa. arkaya baktığımda yalnızca ortadaki kayışının koptuğunu gördüm. beyaz bir broadway idi.
allahım ben ne yaptım ya.
neden durmadım ki. gerçi öyle saçma bir yoldu ki. en az 2 km duracak yer yoktu. orada plakayı almışlarsa ayvayı yedik demektir.
gerçekten kendime anlam veremiyorum. aslında o an dönmem gerektiğini biliyordum ama şeytan bırakmadı. bi güç gazladı sanki.
ayrıca ikizler burcuyum ben. yani sağım solum belli olmuyor. niye öyle yaptım bilmiyorum. sanırım canım istedi.
ulan bunu mu savunacam anasını satayım. saçmalığa bak.
herneyse, allah beni kahretsin. bu yaptığım ilk kazaydı. belki bir kefaretti. hem bu işin fıtratında var.
herkes kaza yapar. belki bu şekilde kaza hakkımı hafif bir şekilde doldurdum ve ileride daha büyük bir kaza yapmayacağım. off ya düşündüğüm şeye bak.
ayrıca güzel bir itiraf yaptım. itiraf dediğin böyle olur, evet.
ben bir suçluyum ve gerzeğim, kabul ediyorum. ve bundan da zevk alıyorum.