bir hüseyin üzmez romanıdır. 72 yaşındaki yazarın 22 yaşındaki bir kıza olan aşkını anlattığı güzel bir eserdir.
genç bir kızla yaşlı bir adamın umutsuz aşkları... nietzsche için: 'alman felsefesine kapıları kırarak gören adam' demişlerdi. picasso klasik resim sanatını altüst etti. işte hüseyin üzmez de onların yaptıklarını yapıyor. kabına sığmayan bir yazar... alışılmış kalıpları kırıp parçalayarak atıyor. 'ben hayatı yaşadım, hayatı yazıyorum' diyor. bu kitabı da gürül gürül hayat akan bir eser. roman değil, hikaye değil, uydurma değil. tarih, destan, felsefe, hatıra hiç değil... baştan başa hakikat. onu okurken kendinizi, önce dayanılmaz bir aşkın dipsiz derinliklerinde bulacaksınız. sonra kafkas dağlarında eşsiz kahramanlarla beraber olacaksınız. yiğit çeçenleri daha yakından tanıyıp, olaylara onların gözüyle bakacaksınız. bir defa başlayınca bitirmeden bırakamayacağınız, merak ve heyecanla bir çırpıda sonuna kadar okuyacağınız bir kitap... böyle bir kitap okunmaya değmez mi?*