Bornova'nın merkezinde eski levanten köşklerinden birini bir kaç yıl önce Bornova Şubesi olarak açtılar. Oldukça büyük sayılabilecek bahçesini dizayn ettikten sonra merkezde bahçeli bir mekanımız oldu. Böylece küçükpark'ın şımarık barlarından da onların boğucu ortamlarından da bir nebze olsun kurtulduk.
Sonra fiyatlar da çok uçuk değildi.(izmir için söylüyorum) Hatta Pi günü ve "Tut tutabilirsen" diye özel günlerinde bira daha da indirimli oluyordu."Tut tutabilirsen" eğlenceli bir kampanyaydı. Çişinizi tutabildiğiniz kadar bira 2,5 liradan satılıyordu. Ama mekandaki tek bir kişi dahi çişe kalksa olay bitiyordu. Bu yüzden tuvalete doğru gidenler oldu mu eğlenceli yaygaralar kopuyordu.
Millet gelir gelmez ucuz bira siparişi veriyor, 4-5 kişilik masalara 100 bira geldiği oluyordu. (Biralar 33 cl'lik) Sonra bu büyü biraz bozuldu. Biralar 3,75 oldu, Beck vermeye başladılar. Biraların Beck olmasının dışında servis kalitesi düştü. Biralar sıcak geliyor, beklemiş bira oluyor, sifon altı dediğimiz iğrenç bir şey olarak geliyor ki bana bir sefer böyle geldi ve birbirimize giriyorduk.
Bornova'daki mekan için konuşuyorum. Giderseniz doğrudan doğruya karşıya gitmeyin. Sol tarafta mekanın içinde bir mekan hissi yaratacak bir bölüm yapmışlar. Oranın her servisi daha iyi hem ayak altı değil. Sanırım bahçedeki tuvaletin etrafına yakın masalar servisin en kötü olduğu yerler. Zaten Pi'ye giden hemen herkesin ortak şikayeti servis kalitesidir. Servis genelde geçtir. Acemi servis elemanlarının olması buna en büyük etken. Zaten markalaşmaya yönelen bir işletmenin en büyük hatası profesyonel çalışanları tercih etmemesidir. Bornova'daki mekanda haliyle öğrenci çalışan çok ve bunların çoğu acemi. Bunların yanında daimi ve profesyonel bir şef alınması işlerini daha kaliteli hale getirebiliri. Mesela ben bir yemek siparişi verdim, yerine başka bir yemek geldi. iStediğim ve tercih ettiğim bir menü değildi. Ama zaten yarım saaatte geldiği için bir yarım saat daha beklemeye tahammülüm yoktu. Bir de gelen yemek daha pahalıydı ve benden siparişini verdiğim ürünün parasını almayı taahhüt ettiler.
Gittiğimizde kısa boylu, güzel,seksi bir şeflerine rast geliyoruz. Çok iyi idare edemiyor ve zaman zaman bunun acısını diğe garsonlardan çıkarıyor. Bu onların da demotive olmasına neden oluyor. 7 defa sipariş etmeme rağmen gelmeyen bu servis ızdırabının 45 dakika sürdüğü bir günün kahramanı oydu. Şimdi girişten sola doğru gidiyoruz artık. Dilara ve Nilüfer isimli iki garson kızımız var. ikisi de pek bir güzel, pek bir şirin. Son gidişimizde Bomonti bitti dediler ve Efes Malt gönderdiler. Ama sonra bir baktık yandaki masada Bomonti var. Başlarındaki erkek şefe durumu söyledik ki durumun sorumlusu zaten oydu. Biraz dalgaya aldıktan sonra jest olsun diye masaya çerez ve cips gönderdiler. Böylece barıştık, mutlu mesut ayrıldık.