ilerleyen yaşlarda hatırlandığında gülümseten olaylardır.
5-6 yaşlarında ''büyüyünce ne olacağn'' sorusuyla sıklıkla karşılaştığım için deli oluyordum abi. önceki soruşlarında verdiğim cevabı unutarak, her soruşlarında farklı cevaplar veriyordum. soruyu soran keskin zekalı, esprili abiler, ablalar, amcalar, teyzeler hazır cevaplılıklarıyla ''eee hani şu olacağdın'' diyerek muhabbetin iyice uzamasına sebep oluyor, muhabbetin bitmesine izin vermiyorlardı. bunalıyordum amk. ulan 5-6 yaşlarındayım, utangaç bir veledim, 10-15 kişilik aile yemeğinde sana ne, ne olacağımdan. siktir git kayınçona dobloyu satıp satmadığını sor. muhabbetin odağına beni koyup, ne diye utanmama sebep oluyorsun?
bir tane daha planlanmış aile yemeğine yaklaşırken, babamla alışverişe çıktık. alışverişten dönerken bahçeyi sulayabilmek için nalburcudan hortum aldık. ruh sağlığı yerinde olan bir çocuk olduğum için nalburcu ne demek bilmiyordum o sıralar tabii ki. çocuk aklıyla oradan hortum aldığımıza göre hortumcuydu orası benim için.
masalara geçildi, güzelce yemekler mideye inmeye başladı, gayet mutluyuz yani. mutluluğumuzu çok gören keskin zekalı, kötü kalpli orospu çocuğu amcalarımızdan biri ''büyüyünce ne olacağğn deliğanlı?'' dedi. hem değişik hem de kızgın bir cevap verirsem belki bir daha sormazlar gibi masumane düşünceyle ''hortumcu olucam, amına koyim'' dedim. 6 yaşında hem hortumcu oldum hem de amına koydum. bir daha sormazlar diye kurduğum cümle yüzünde 20 yaşında hala soruyorlar amk. cem uzan esprisi de yapıyorlar, en çok o koyuyor be.