Sen Üsküdar deyince,
Canım titrer en ürkek yerinden
Sen Üsküdar da olduğun zaman,
Kaçar kalbimin yüreği en kuytu köşelere,
Kız Kulesi dahil
Sonra zikrederim küfürleri,
Alfabetik sırayı şaşmadan
A derim,
Ab-ı hayat çıkar ahımdan,
Tekrar a derim,
Abdal olur bu sefer yüreğim, kalbim, ellerim
Ben a dedim mi
Acımak, baş gösterir utanarak,
Düşer elinden, yedi başlı mızrak
Ağlamak, seslenir fütursuzca,
Maşuku sevmek gibi ağlamak
Affetmek...
Onu tutamam işte, o sessizce haykırır,
Küçük bir çocuğun eline verilmeyen sârî şekeri gibi
En can-ı gönülden
Sanırım bir leb- i derya maşukun gözleri
Âşık, o kıyıda dinlenen balıkçı,
Âşık, babasından tokat yemiş bir Osmanlı genci,
Âşık, karıncaya yuva yapan erkek çocuğu,
Âşık, maşuka adanmış bir adak
Maşuk olmadan âşıkın aldığı nefes
Şırıngayla enjekte edilen, serum gibi
Yetersiz, tatsız, ne öldürür ne yaşatır cinsten,
Maşuk olmadan solunan her nefes yitik, bitik, edebsiz.
ea.
iyi geceler