ben tarığı bi kere canlı izledim beşiktaş maçıydı. ersun yanallı eskişehir sezonu. olcay, pektemek inadına bunun üzerine gittiler. tribündeki dayıya kim bu değnek diye sorduğumda "tarık can mıdır ne boktur amk ekmek yememişi" falan demişti. sonra bir galatasaray maçında adı duyulur oldu. geberik hamit'i savundu ters tarafta adam bulunmaz hint kumaşı oldu. şimdi sen bi maçta iki maçta nasıl değerlendiriyorsun diyebilirsiniz ama ben son zamanlarda şuna iyice kanaat getirdim. özellikle galatasaray ve diğer türk takımları oyuncu potansiyelinden, mevcut yeteneklerinden falan hiç anlamıyor. bruma bambaşka bir oyuncu onu diğer gençlerle kıyaslamam bile ama bakın telles'e, salih dursun'a, veysel'e, umut gündoğan'a, hatta güvenilip kadroda tutulan umut bulut ve yekta'ya.
umut ve yekta kötü diye söylemiyorum, güzel maçlar çıkarmışlardır bugüne kadar ama senin hedefin, rakibin, sahadaki oyunun bu oyuncularla olacak iş değil.
gs'mizin yaptığı geleceği yönelik transferlerin ciddi anlamda bir kalite sorunu var. bakın çok yetenekli oyuncular vardır. potansiyelini gösteremezler sönerler. bu biraz futbol şansı, biraz tribün gazı, biraz oyuncu karakteriyle alakalıdır. ama bizim aldığımız oyuncularda potansiyel yok. yok amk adamın sahaya basışından belli. pozisyon takibinden, sahaya yerleşmesinden, topa basışından belli oluyor bazı şeyler. tekniği olsun gerisini siktiret anlayışı da değil bu. bu adamların bir kere fundamental eksiği çok büyük. öyle safi yetenek falan da değiller misal bir sergen yalçın adama futbol dinamiğini baştan yazdırır ama böyle bir durumları da yok. vasat altı oyuncular. gördüklerim bunlar.
şimdi tarık için konuşacak olursak denk geldikçe izledim kendisini. bir kere bu oyuncu profesyonel sporcu ahlakına sahip. büyük takımlarla adı anılır olmadan dahi kafasında bir takım hedefleri olduğunu belirtiyor ve ona göre de çalıştığını gözlemliyorum dışarıdan bakınca. isteseydi sözleşmesi sona erdiğinde kapağı galatasaray'a atabilirdi. hem iki takım arasında çıkabilecek bir krizi önledi hem de eskişehir'de kalıp kendini geliştirmeyi, pişmeyi seçti. başka türk topçusu olsa, beni satmadınız, kariyerimi baltaladınız diye yelkenleri suya indirebilirdi.
saha içinde tarık gayet iyi niyetli. özellikle izlemesem, stadda izlediğimle kalıp bundan bi bok olmaz diyebilirdim ama bindirmelerinde, sahaya yerleşiminde falan ışık vadettiğini gördüm diyebilirim. özellikle bizim maçta erkan'la beraber telles'in anasını ağlattılar. telles'e destek de gelmeyince, tarık'la erkan sahaya iyi yerleşip al ve ortala işlerini iyi becerdiler. tarık mücadeleci de bir oyuncu. dediğim gibi sporcu ahlakı, hedefi var adamda.
büyük bir yıldız olur mu, bilemem. bana psikolojisi biraz kırılganmış gibi geldi. taraftar önünde dizleri titreyebilir. iyi yaptığı şeyleri beceremeyebilir. diğer pek çok yıldız adayı gibi kaybolup gidebilir. ama ayakları fena değil. zaten sağ önde başlamış bir kariyeri var. mücadelesi sayesinde defans işini de kotarabilir. ama özellikle söyleyeyim galatasaray ilk 11'i için kesinlikle hazır bir oyuncu değil. çalışması lazım. motivasyonunu kırmaması lazım ve özellikle arenada seyirci önünde, büyük maçlarda psikolojisinin sağlam kalması lazım.
fiyatı falan uçuk tabi ama normal şartlar altında böyle bir oyuncuya direk ilk onbir mevkisi emanet edilmez. ve ayrıca da böyle bir oyuncu transfer edildiğinde taraftarda bir umut olur. gazlayıp, motive edip bi yıldız yaratma düşünülür. şimdi biraz kendisi taraftarın önüne atılmış gibi oldu ve gömmeye çok meraklı insanlar var bizim tayfada da. umarım şansı bol olur. ilk 5 maçı önemli. iyi performans yapabilirse telles gibi birkaç ay götürür. kariyerine nerede devam ederse etsin umarım o sporcu ahlakından ödün vermeden çalışmaya devam eder.