"şimdi artık dünyayı ben yönetiyorum. büyük bir coşkuyla başlayan hastalık, beni ankara'dan istanbul'a getirmiş, büyük kentin ortasındaki sinir hastanesinin bu sevimsiz odasına sokmuştu. yirmi dört yaşımda girdiğim bu odada büyük coşkularım, duyarlılığım, düşüncelerimin sınır tanımaz özgürlüğü, korkusuzluğum beş yıl süreyle elimden alınacaktı.
ama karanlık istanbul gecesinin yağmurlu neminde yalnız yorgunluğumu düşünüyorum. başka hiçbir şey. ilaçlarım veriliyor. uzun saatler uykuyu ararken tek yardımcım küçük radyodan dinlediğim müzik. torelli, marcello biraz olsun durgun anlar yaşatıyor. bu hastaneyi kentin diğer önemli klinikleri izleyecek, çeşit çeşit hastalar tanıyacak, kimiyle kavga edecek, kimiyle arkadaş olacağım. bazen dövüşüp, birbirimizin saçını yolacağız. gülümseyerek, kuzu gibi, elektroşoka yatmayı öğreneceğim. kendimi kurtarmak istiyorsam."