kısa vadede bir halta yaramayacak stratejidir. uzun vadede ise, siyasette asla kelimesine yer yoktur.
yüzde 10 barajı konulduğunda herkes "kürtler bu saatten sonra asla meclise giremezler parti kurarak" deniliyordu ama şimdi acaba demeye başladılar onlar da.
şu anki siyasi konjonktür çok net. partiler arası oy geçişi neredeyse tamamen kapanmış durumda. herkesin safı belli. öyle üç beş puanlık oy artırmalar hayal gibi bir şey. kk bu süreçte önemli şeyler yaptı. akpnin merkezden koptuğu bir dönemde chpyi merkeze yaklaştırdı. kim derdi ki ankaralı ülkücüler bir gün chpye oy verecek? kim derdi ki istanbuldaki cemaatçilerin, milli görüşçülerin bir kısmı bir gün chpye oy verecek? kim derdi ki mhp, bbp, sp gibi nice partiler chp ile aynı adaya oy verecek?
bunlar kısa süreli, geçici kazanımlardır. ama uzun vadede çok işe yarayabilir bunlar. bülent ecevitten önce chpnin evrensel sol çizgiye yakın bir parti olduğunu söylemek zordu. ama ecevit bunu değiştirdi ve etkileri bugün bile hissediliyor. dolayısıyla 20 yıl sonra da chpnin bambaşka bir kimliğe bürünmesi mümkün. ama ulusalcıları sindirmeleri veya reform yapmaya zorlamaları lazım.
önümüzdeki kurultay bunun için bir fırsat aslında. kk eğer kazanırsa, chpde yapmak istediği bazı değişiklikleri yapabilecek gücü de kazanmış olacak. deniz baykal, önder sav gibi adamlar olduğu müddetçe chpnin işi zor. bazı eski kafalı siyasetçilere yol verilmesi şart görünüyor.
tüm bunlardan sonra oyları artar mı chpnin? muhtemelen hayır. dedim ya, şu durumda akpnin de, chpnin de, mhpnin de oyları belli. çok fazla değişmez bunlar. belki cemaat falan etki eder, ulusalcılar etki eder vs. ama akp sonrası türkiyede neler olacağını kestirmek çok zor. ya da bir ekonomik kriz olsa, hiç ummadığınız insanlar hiç ummadığınız partilere oy verebilirler.