insan oglunun en savunmasiz alanidir. Ses tonu mimikler ya da dogru bir temas ile her zaman hukmedilebilir ki bu basit olanidir. Bir kurguyla kisinin bilincaltini yonetmeye calisirsaniz algi degisikligi, inanc degisikligi ya da duygu degisikligi kazanmaniz mumkundur. Ayni zaman kisiyi mutlu hissettirmek ya da kendini oldugundan cok daha iyi bir statude hissettirmek yine manipulasyon yoluyla yapilacaktir. Birinin bilincaltina hukmetmeye basladiginizda ona yaptiramayacaginiz hicbir sey yoktur. Ve maddi cikarlar haricinde asla manipulasyon yontemleri kullanilmamalidir. Aksi takdirde bir sosyopat edasiyla kendi yalanlariniza inandigiz bir hayat yasarsiniz. Isin baska bir tarafi zaferleriniz kalici olacaktir. Yani x sirketinin basariya acilan kapi olduguna birini inandirirsaniz yillarca o kisi o sirkette basaraya acilan kapiyi bekler. Hatta emekli maasini cekmeye basladiginda bile bu algi degismez.
Ister kabul edelim istersek de fitratimiza saygisizlik yapip inkar edelim. Dogada degisen rollerimiz var. Mesela bir kedi kendisinin yoluna cikan bir hayvani tehdit unsuru gormese bile onu avi olarak kabul ediyor. Bizler de ucurumlari andiran gokdelenlerle, ust seviyedeki teknolojik urunlerimizle dogaya bile hukmetmeye calisiyoruz. Simdi dogaya meydan okuyan insan oglu nasil olur da baska canlilara ve baska yasam alanlarina hukmetmek istemez. Ister. Bunun yolu da bilincaltindan gecer.