bakın yıllarca açıklamalar yaptık, bildiriler dağıttık, anlatmaya çalıştık eğitim sisteminin çarpıklığını, anlamadınız ısrarla ama tek seferde bu filmle anlayabilirsiniz diye başımızdakilere çağrıda bulunulması gereken film.
benimki ayrı bir aptallık çeyrek asırı biraz geçedir yaşıyorum ve daha bugün izleme fırsatı buldum filmi.
aslında aptallıktan ziyade lütuf demem lazım şimdi ayıp olmasın, öyle bir kararın eşiğindeydim ki bugün, neredeyse oturup ağlayacaktım. o herkesin kıskandığı, imrendiği ve nefret ettiği işi yapıyorum.
öğretmenlik.
yanlış anlamanızı istemem ama bana çok sığ, basit ve amaçsız geliyor. bundan 10 sene sonra ne ben yeni bir şeyler öğrenmiş olacağım, ne de öğretmiş olacağım. tabi benim haberim olmadan neler neler değişecek bilimde. zaten hiçbir zaman öğretmen olmak istememiştim ama beni yurtdışında okutacak babacığım yoktu. velhasılkelam öğretmen olduk çıktık. 6 senede 2 üniversite, ardından da 2 master birden yapıyor olan ben, öğretmen oldum çıktım. herkes sevinmişti , ben hariç.
çünkü ben akademisyen olmak istiyordum, sevdiğim bilimle uğramak istiyordum. lisanta herkes geçim yeter derken ben o dersle ilgili sırf ilgimi çekiyor diye günlerce aylarca yıllarca piyasadaki kitapları okumuş, yurtdışındaki hocalar ve bilim insanlarıyla iletişime geçip sohbetler yapmıştım.
sonum öğretmenlik mi olacaktı? Bence hayır.
"ee master yapıyorsun ya ne güzel" demeyin. yapan bilir gerçi de, kadrosuz yapıyorsanız hiç ciddiye alınmıyorsunuz, tatmin de etmiyor sizi dersler. haybeden...
bunları düşünürken öyp başvurularının bitmediğini fark ettim. Hemen başvuruyu yaptım ve yaptığım meslekten ne kadar pişman olduğumu düşünmemek için açtım iMDB'yi bi film seçtim haybeye.
yahu lanet olsun, ya da olmasın. Bu kadar mı denk gelir arkadaş! Bu kadar mı?
Bu film bana çok şey kattı, öyle ki hayatımın dönüm noktası oldu diyebilirim. o yüzden tavsiyem şu ki, eğer bu film izlemediyseniz, saklayın, hemen izlemeyin. ne zaman ki bıkıp hayatınızdan memnun olmadığınız bi gün gelir, o zaman izleyin.