5 Ekim 2007'den 12 Ekim 2007 Cuma'ya kadar geçen günde olanlar şu şekildeydi:
-Abdullah Gül Fransa'dan hiçbir artı söz almadan, aksine Fransa'nın Türkiye'nin Ab üyeliğine karşı duruşunu güçlendirerek geri döndü.
-Refarandumun yapılıp yapılmaması tartışmaları başladı.
-Başkale'de 1 asker şehit oldu, Tunceli'de 3 araç bomba yakalandı.
-Şırnak'ta 13 asker şehit edildi.
-Türkiye teröre karşı kırmızı alarma geçti.
-Diyarbakır ve Şırnak'ta 2 asker şehit edildi.
-Hükümet Irak'a girmek için meclisten izin alma kararı verdi.
-ABD Türkiye'ye sakın girme dedi.
-Temsilciler Meclisi Ermeni Soykırımı tasarısını görüşmeye başladı.
-istanbul tarihinin en yüksek oranlı su zammıyla karşılaştı.
-Hükümet akaryakıt ve diğer birçok kalemde ÖTV'yi yükselteceğini duyurdu.
-Refaranduma gidecek geçici maddeler değişti.
-Dış dünya Türkiye'ye Irak'a girmeme konusunda baskı yapmaya başladı.
-Ermeni tasarısı temsilciler meclisinden geçti.
-1 uzman çavuş şehit oldu.
-301 tartışması ve din dersi tarışması yeniden alevlendi.
Toplamda özetlersek, AB için bir aracı olması beklenen cumhurbaşkanı ilk sınavında fos çıktı, geleceğin anayasası diye çıkan refarandum çocuk oyuncağına döndü, ülkenin en önemli dış politkalarından biri olan ermeni soykırımı yalanı baş mütteffik tarafından kabul edildi, ülke tüm dünya'nın karşı durmasına rağmen savaşa girmek için hazırlığa başladı, temel ihtiyaçlara zam geldi,birçok bomba yakalandı, 17 şehit verildi peki sonra ne oldu bursa 58 bin bilmem kaç küsürle rekor kırdı. Anaysa kitabından yerlere yapışan borsa bu yukarıdakilerin hiçbirinden etkilenmedi. Şimdi bu borsa bu ülkenin borsası mı, yoksa bu borsa bizim de bu ülke mi bizim değil?