bu kaçıncı yalnız bayramı onun kimbilir. bu kaçıncı acımadı kiii diye kendini kandırışı! bu kaçıncı anasının oğlu olduğunu unutma çabası? bu kaçıncı yarensiz, yarasız bayram sabahı? bu kaçıncı ciğere akıtılan gözyaşı onun? bu kaçıncı bayram şekeri diye klavyedeki tuşları cebine doldurup kelimeleri yemesi? bu kaçıncı yüreğinin kumaşından bayramlık diktirip; sanal alemin öteki yalnızlarına ziyarete gidişi?
ey dost!
ey ana kokusunu rakı şişelerinde arayan oğul!
ey baba şevkatini artı oylamalarda içine çeken sine_ i edebiyat!
ey yalnızlığın tanrısı!
ey yaşanmamış çocukluğun kavalcısı!
ey kelimelerin efendisi!
ey cennetin tahliye edilmiş kiracısı!
ey cehennemin sırasını bekleyen yolcusu!
ey mezar taşını göğsünde taşıyan hamal!
ey yalnızlığın sahurlarına kalkıp;
ey sevgiye açlığın oruçlarını tutup;
ey sahte canımlarla cicimlerle iftarını yapıp;
ey dostların gözbebeğinden sular içip;
ey sevgililerin göğsünden ab-ı hayat emip;
ey nimet denen her şeyi tepip;
ey teptiği her şeye muhtaç;
ey uykuları yarım yamalak;
ey bayramları allak bullak adam;
kapat şimdi şu bilgisayar denen sahte araf' ın perdesini,
aç gönül denen yok saydığın hokkayı;
batır dil denen divitini hokkana;
bu defa boşver tanrı' yı, cenneti, cehennemi...
annen için yaz sadece...
annen için ağla sadece...
annen için harca kelimelerini..
bir defa da annen için kovul cennetten...
bugün bayram..
kovulduğun cenneti aramana gerek yok..
hangi ayağın altında sen biliyorsun..
kapat karanlık düşünceleri;
yaz en aydınlık yazını!