gözlerin ruhuma değdiğinde bir sıcaklıktır alır kaybeder benliğimi,
hani kirpiğine kar taneleri takılan gözlerin,
hani gülünce göz bebeklerin kahkaha atarcasına güzelleşen gözlerin
hani vücudumun ihtiyacı olan tüm tuzu bir damlasında barındıran gözlerin...
filmlerde olur hep, kız baygındır ve film siyah-beyaz.
sevgilisi öpünce kızı öptüğü yerden itibaren bir renklenme başlar yayılır tüm ekrana.
gözlerin ruhumdan başlayan bir sıcaklıkla yayılır etrafa bir tek bakışında.
nefesini ensemde hissettiğimde
tam saçlarımın bitiş noktasına buharla karışık sevgin çarpar eklemlerime.
soğuk, üşüyen, karlarla kaplı ruhum çözülme sürecine girmektedir.
tüm santigratlarda ve kelvinlerde sevinçli bir yükseliştir yaşanan
ve avuç içlerimde tere dönüşür dudağının boynumdaki teması,
çatlamışsa ellerim ve dudaklarım
ayak uçlarımda dayanılmaz bir donma hissi varsa
buz mavisiyse kalp atışlarımın rengi;
hep sarılmadığından, daha sıkı sarmadığındandır beni.
ve saçların dökülünce alnına, sıcak bir meltem geçer kış ortasıda yüreğimden..
edit; olumsuz oylayan arkadaşa içtenlikle soruyorum; sıcak başına mı vurdu, ısıtanın mı yok ?