Kedimin sürekli pencere kenarında oturması, orada kendisini temizlemesi, uyuması gibi nedenler yüzünden pencereye iki tane üst üste yastık koydum. işte olaylar buradan sonra başladı. Kendini çok zeki zanneden ve bana üstünlük kurmak isteyen, ben istediğimi yaparım tavrına sahip, insan olsa 42 yaşında olacak ama bir kedi ergeni gibi davranan bu tüy yumağı o yüksekliğe çıkamayacağını anlayınca gereğini yapmıştı. tek bir pati darbesi ile yastığın birini düşürmüş, diğer yastığın üstünde yumuşacık bir uykuya dalmıştı. bu anlarda kış uykusuna yatmış ayı gibi davrandığım için olayların asla asla farkında değildim, olsaydım poposuna bir tane vururdum. evli bir kadın gibi saatlerce hiç durmadan şikayet ederdim.
bundan 2 sene önce de halının ortasına sıçmıştın amaaa !
o tüylü yumuşak ve seksi bedenini yastığın üzerine fazla sermiş olacaktı ki yastık hafifçe kaymaya başlamış, kaydığını anladığı an bir hamle yapmış ama olmamıştı. olayın farkına bu anlarda varan ve kedime koştuğu an kedinin çaresiz bakışları ile karşılaşan kız kardeşim kediyi tutmaya çalışmıştı ama başaramamıştı. kedim düşerken kız kardeşim çığlıklar atarak merdivene yönelmişti bile, bir superman gibi koşuyordu, belki havada yakalayacaktı, öyle sanıyordu.
kedinin arabanın altından çıkmamakta inat etmesi sonrası 5 kişilik bir mücadele içine girilmişti, çıkmayacaktı, çıkmıcam çıkmıcam benim değil mi çıkmıcam, ölüp gitsem de çıkmıcam miv mivv çıkmıcam, mav mav çıkmıcam şarkıları söylüyordu ve çıkmayacaktı, kararlıydı. 30 dakikalık bir mücadele kedinin kaçmak isterken birinin kucağına isabet etmesi ile sonlanmıştı.
aman evlatlarım önemli olan yazmaktı duymasın tavrına sahip annem kediyi kucağına alır almaz hemen uyandırın çığlığı atınca onu gördüm. o çocuğu.
- odaya gelsene
- neden?
- gel bi
- neden
- bi gel ama sakin ol
bir insan böyle uyandırılmazdı, yataktan kalkıp koşarak içeri girdim, annemin kucağında yeşil gözleri kocaman olmuş bana bakıyordu. burnundan köpüklü kanlar fışkırmış, yüzü dağılmış ve annemin kucağını idrar ve dışkı içinde bırakmıştı. olayı öğrenip hemen tüm veterinerleri uyandırmaya başladım. saatin gece 2 olması umurumda bile değildi, onlarında olmamalıydı, kedim ölüyordu. hepsi kibarca sabah gelmemi söyledi, ben de kibarca sabah görüşürüz dedim hepsine. sizinle çıkışta görüşeceğim tavrındaydım, pistim. 24 saat açık olduğunu iddia eden yerlerin 24 saat açık olmadığını biliyor muydunuz? mesela bu bilgi bunları biliyor muydunuz şeysinin içine alınabilir.
kucağımda o ağladı, ben ağladım, sabah olmadı. sabah olmamakta ısrar ediyordu. elimden gelen bütün müdahaleleri yapmıştım ama yeterli olmadığını biliyordum.
sonra sabah oldu, ona koştuk. benim bir numaralı veterinerim olan insana.
ultrason sonrası akciğer kanaması geçirdiği saptandı ve sonrası ağır bir tedavi uygulamak ile devam etti. acısı dinsin diye elimizden geleni yaptık. uzun süre şırınga ile su ve mama desteği sağladık, bir bebek gibi baktık ve iyileşti. o iyileşirken ben yaşlandım.
kedinin beşinci kattan düşmesi büyük zararlar verebilir, acil veteriner hekim bulunmalı. böyle anlarda kedilerin 9 canı vardır, onlar 4 ayak üstüne düşüyor diye düşünmemek gerekiyor.