mehmet günsur'un vildan'a ilk görüşte vurulması, ve çocuğun herşeyi bi kenara bırakıp bütün gün bu kızın ardı sıra koşup durması, nihayetinde avukatlık bürosuna kadar gelmesi. ve bunlar yaşanırken vildan hanımın yüz vermek şöyle dursun çocuğu olabildiğince terslemesinin ardından aralarında şöyle bir diyalog geçmiştir:
mehmet: bıdı bıdı.. sizinle çıkmak gibi mesela..
vildan: ... (o suratı beş karış asık olan bücür avukat gülümsüyor burda, belli ki hoşuna gitti! evet diyor yani)
ben de diyorum ki, ne kadar saçma bir şey bu ya rabbim. sen tut, çocuğu o kadar tersle dur, surat as, üfff-püff de, "bi siktir git" demeye getirilen hareketler yap, sonra da çocuktan duyulan "çıkmak" kelimesinden sonra yelkenleri suya indir ve bu saniyelik bir gelişme olsun. ne kadar inandırıcı ki bu?
olmamış, o sahne hiç. daha yaratıcı bir tanışma-çıkma-hoşlaşma sahnesi olamaz mıydı.
ve soruyorum:
-bu avukat kızı görünce neden herkesin elf görmüşçesine dibi düşüyor. mehmet günsur'dan sonra şimdi de nejat işler'in çırağı.