ümmet arapça ''umm'' yani ''anne'' yada ''genel'' kelimeleriyle bağlantılıdır.
islam ilk ortaya çıktığı zaman araplar dağınık halde yaşayan kabilelerden oluşuyordu. onları birleştirecek bir unsur yoktu. bu durumun farkında olan muhammed'in aklına parlak bir fikir geldi. ''ben bu bedevilere uğrunda savaşacakları bir amaç verirsem onları birleştirmiş olurum''. psikolojik analizlerle de sabittir ki en kuvvetli bağlar en çetin zamanlarda oluşur.
cihat çağrılarıyla harekete geçen müslümanlar 11 yıl içinde tüm arabistana hakim oldular. işte ümmet bu şekilde doğdu. aynı annenin çocukları olan savaşçılar. hacer'den doğan ismail'in evlatları ümmeti oluşturdular. yüzyıllar boyunca gelişip kök salan bu ümmette en büyük unsur arap dominasyonuydu. türkler tarafından kurulan osmanlı da bile baskın eğitim ve yaşam tarzı arap unsurlarıydı. bugün bile türkçede yüzlerce arapça kelime vardır. en basitinden kalem, kitap, defter, akıl, kanun, lüzum, elbise vs. o kadar içimize işlemiş yani. kısacası ümmet te özgün olan hiç bir şey yoktur. 1500 sene öncesinin kanunları gönümüzde bir anlam ifade etmez. uluslar çağında yaşıyoruz. ihtiyaçlarımıza cevap verecek birlik ümmet birliği değildir.
ümmette müslüman olmayanlara baskı vardır, şiddet vardır, katletme vardır. bilim çağında inançların ne önemi var? hepimiz dünya vatandaşı değil miyiz? kardeşlik için illa ki aynı masallara mı inanmalıyız. lütfen akıllı olalım akıllı olmayanları uyaralım...