büyük bir düşünürün işleri.
Eşin var, âşiyânın var, baharın var ki beklerdin;
Kıyametler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüt tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.
Bugün, bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin, hânumanın şen, için şen, kâinâtın şen.
Hazansız bir bahar isterse, şâyet rûh-i serbâzın,
Ufuklar, bûd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
Sorunuz şimdi de Japonlar nasıl millettir?
Onu tasvire zafer-yâb olamam hayrettir.
Şu kadar söyleyeyim; din-i mübinin orada,
Ruh-u feyyazı yayılmış yalnız şekli: Buda.
Siz gidin saffet-i islamı Japonlarda görün.
O küçük boylu, büyük milletin efradı bugün.
Müslümanlıktaki erkan-ı sıyanette ferid.
Müslüman denmek için eksiği ancak tevhid.
Müslümanlık sanırım parlayacaktır orada
Sâde, Osmanlıların gayreti lazım arada.