insanları kimi zaman mutlu eden kimi zaman lanet ettiren tanışma anlarıdır.
Liseye yeni başlamıştık tabi daha yaz sonu havalar sıcak evlerde pijama partileri, erkeklerin oyun geceleri herkes de olduğu gibi işte.
Ha tabi kolej olunca zaten orta okuldan tanıdığınız insanlar oluyor okulda da o yüzden yeni insanlar ortama pek girmiyor. Girenlerse farklı okul tercih eden kişilerin yeni arkadaşları oluyor.
Bir akşam annemler arkadaşlarımı davet etmemi kabul etti. Daha çok zorladı bile diyebilirim, babamın prensipleri nedeniyle her arkadaşımla tanışmak ister.
Akşam olduğunda herkes geldi sınıfımızda orta okulda birlikte eğitim gördüğüm bir polonyalı arkadaşım vardı yanında birini getirmişti o bizden iki yaş büyüktü ama tanıdığı tek leh oydu sanıyorum.
Herkes birbirini tanıdığı için o çok sessizdi bir köşede konuşanları izliyordu doğru düzgün dilimizi bile bilmiyordu, bizse muhabbet artıkça hızlı konuşuyor aksandan iyice anlamıyordu büyük ihtimalle. Bunu farkedince sordum. "bir sorun mu var" diye çünkü oyun(tabu) oynamak bile istememişti.
Tahmin ettiğim gibi konuşmalarımızı anlamıyormuş. Ingilizce konuşmaya başladık. Ama hala biraz soğuktu. Aslında lehler çok sıcakkanlı insanlar olurlar MACIEJ'den bunu gayet iyi anlamıştık sadece biraz saf oluyorlardı.
O gün öyle geçti ama benim için pek iyi bir gece değildi çünkü evimdeki misafir hiç mutlu değildi herkes evlerle dağıldı.
Diğer gün okulda macj'e sordum. Neden öyle davrandı, her zamanki hali mi? diye. Güldü doğruyu istersen senden hiç hoşlanmamış o yüzden öyle sessiz kaldı, dedi.
Ve sonra kendisi de itiraf etmişti seni ilk gördüğümde hiç hoşlanmamıştım, diye.
Nedenini sorduğumda sürekli güldüğümü çok neşeli olduğumu ve herkesle iyi anlaştığımı kendisinin bu tip kişilerle anlaşamayacağını bildiği için hoşlanmamış ama zaman geçtikçe öyle bir insan olmadığımı anladı.