zaman içerisinde evrim geçirmiş kavramlardan birisi. bize hep, zamanla sona ermiş bir şeymiş gibi anlatıldı sömürgecilik. halbuki, sömürgeciliğin neden kaynaklandığı ve neyi amaçladığı üzerine kafa yorulursa çok rahat anlaşılacaktır ki sömürgecilik ya da emperyalizm yok olmamış, sadece yeni bir şekle bürünmüştür.
sömürgecilik, başka insanların* kaynaklarını sömürmektir. bu, insan kaynağı olabilir, yer altı zenginlikleri olabilir, tarım ürünleri olabilir... eskiden merkantilist düzen varken her şey açık şekilde görünür durumdaydı. devletler en temel aktördü. ancak zamanla, devletlerin yaptıkları işleri çok uluslu şirketler devralmaya başladı.
şimdi sorarım size, kolombiyanın bağrından kopan kahve tanelerinin starbucks isimli bir amerikan şirketi tarafından ülkedeki ucuz iş gücü kullanılarak toplanması ve 7 liraya, 10 liraya burada satılması ile ispanya kraliyet ailesi adına kölelere toplatılması ve uluslararası piyasaya sürülmesi arasında ne kadar fark var?
tabi yine haklarını yemeyelim, artık kölelerin şartları eskisine göre çok çok daha iyi. bir de isimleri köle değil mesela.